Pınar

Aşık olduğunu belli etmemek deyince de o ahah
"Bilmem siz beni hatırlıyor musunuz?" "Sizi hatırlıyor muyum? Adınız Kallisto Tsanaris. Sağda, ikinci pencerenin önündeydi masanız. İlk geldiğiniz gün kantaron mavisi düz bir elbise giymiştiniz, boynunuzda mavi beyaz, çizgili bir fular vardı..."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Pınar isimli okura yanıt verildi
Pınar
İrem Albayrak ♥️♥️
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aşık olduğunu belli etmemek deyince de o ahah
"Bilmem siz beni hatırlıyor musunuz?" "Sizi hatırlıyor muyum? Adınız Kallisto Tsanaris. Sağda, ikinci pencerenin önündeydi masanız. İlk geldiğiniz gün kantaron mavisi düz bir elbise giymiştiniz, boynunuzda mavi beyaz, çizgili bir fular vardı..."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Pınar isimli okura yanıt verildi
Pınar
İrem Albayrak keşke yapabilsem ama yazınca tüm zihnim karakterler ve olay örgüsüne odaklı oluyor ve okumayı kendiliğinden erteliyor sjdjjdjdjdkd bu sefer okumayı çok özlüyorum. Ama okurken de yazmayı hahahahah
Hiç Bitmeyen Masal
4/10
·328 syf.··
2026 2. kitabı
ben bu kitabı hiç sevemedim yaa... doğrusu bunu söylemek biraz üzücü benim için çünkü ilk kitabı çok sevmiştim ve bu kitabın nasıl da ilk kitaptan daha çok beğenildiğini gördükçe seviniyordum çünkü kim istemez ki bir kitabı çok sevmeyi? ama hayır. bu kitap baştan sona bir hayal kırıklığıydı benim için. öyle ki son kitabı hemen okumaya dair planlarımı gözden geçiriyorum şu an. burada kayıtlı olmasa da kitabı bitirme sürecim oldukça uzundu. ilk kitabı çok severek okumuş ve bir haftadan kısa bir sürede bitirmiştim, bu da bana 2026'ya mükemmel bir giriş yaptığımı düşündürmüştü ama bu kitap yüzünden resmen paslandım. son 2 haftadır oldukça stresli bir dönemden geçiyordum zaten ve bu kitap bana kaçış olmaktan çok eziyet gibi geldiği için okumayı sürekli erteliyordum. o yüzden şu an hissettiğim rahatlamayı size anlatamam. gençleştim resmen bu kadar mı fark eder hahaha:D neyse tamam, çok uzattım girişi. şimdi kitapla ilgili düşüncelerime geçeyim. bu serinin (okuduğum ilk 2 kitabına kadar) dünya inşaasını caraval'dan daha çok sevdim. caraval ile bağlantılı oldukları ve caraval *sihirli* atmosferine rağmen son iki kitabında hapishanedeymişim gibi hissettirdiği için seriye ilk başladığımda bu açıdan çok umutsuzdum ama yazar bana ilk sayfadan itibaren atmosfer oluşturmada ne kadar ilerlediğini gösterdi. bir peri masalındaymış gibi okudum her iki kitabı da. yazarın atmosfer oluşturmada olduğu kadar yazım tarzını da geliştirdiğini düşünüyorum. hâlâ elbiseleri en ince ayrıntılarına kadar betimlemesi ile sorunlarım var tabii, ama elbise betimlemediği zamanlar yazım tarzı oldukça yaratıcı, masalsı ve atmosferik. betimlemelerini de seviyorum aslında, bence türüne göre çok başarılı ama elbiseler için değil. şimdiii sıra kitapla ilgili sevmediğim kısımlarda. öncelikle 2 kitap
Hiç Bitmeyen MasalStephanie Garber · Dex · 2023927 okunma
Pınar
Ben de ana karakterin birden fazla aşk ilişkisi yaşamasını sevmiyorum...
Aşık olduğunu belli etmemek deyince de o ahah
"Bilmem siz beni hatırlıyor musunuz?" "Sizi hatırlıyor muyum? Adınız Kallisto Tsanaris. Sağda, ikinci pencerenin önündeydi masanız. İlk geldiğiniz gün kantaron mavisi düz bir elbise giymiştiniz, boynunuzda mavi beyaz, çizgili bir fular vardı..."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Pınar
Keyifli okumalar dilerim ♥️ bende kitap yazmayı bitirince okumaya full geçecem inşallah...
Bir Efsanenin Fısıltıyla Anlatılan Hikayesi
7/10
·736 syf.··
2026 1. kitabı
Bazı hikâyeler kılıç sesleriyle başlar, bazıları ise bir hanın loş köşesinde, sönmeye yüz tutmuş bir ateşin başında fısıldanır. Rüzgârın Adı, ikincisini seçer. Kote isimli, sessiz ve sıradan görünen bir hancı, Yoltaşı Hanı’nı işletmektedir. Günleri tekrarla, geceleri suskunlukla geçer. Ta ki bir gün hanına gelen bir Tarihçi, bu silik adamın aslında efsanelerde adı şarkılara karışmış Kvothe olduğunu anlayana dek. Israrlar, şüpheler ve tereddütler arasında Kvothe sonunda konuşmayı kabul eder. Üç gün boyunca, kendi hikâyesini anlatacak; Tarihçi ise bu efsaneyi kâğıda dökecektir. Böylece okur, bir kahramanın değil, bir zamanlar kahraman olmuş bir adamın hatıralarına davet edilir. Ve hikâye başlar. Rüzgârın Adı’nın en büyük kusuru, vaat ettiği fırtınayı sürekli ertelemesidir. Kitap, tehlikeyi ima eder ama çoğu zaman onu yaşatmaz. Gerilim vardır; fakat bu gerilim keskin bir bıçak gibi değil, uzun süre elde tutulan bir gölge gibidir. Aksiyon seven okur için bu gölge, bir noktadan sonra sabır sınavına dönüşür. Kvothe’un hikâyesi ise fazlasıyla kontrollüdür. Zekâsı, yetenekleri ve başarıları o kadar özenle parlatılır ki, onun gerçekten düşebileceğine inanmak zorlaşır. Yaşadığı acılar vardır elbette; fakat bu acılar çoğu zaman çamura batmaz, kanatmaz, rahatsız etmez. Yoksulluk şiirseldir, travma estetiktir, kayıp bile güzeldir. Bu da hikâyenin karanlığını yumuşatır, dişlerini köreltir. Bir diğer önemli eksik, romanın kendi içinde tamamlanmış hissettirmemesidir. Rüzgârın Adı, güçlü bir doruk noktası sunmaktan çok, uzun bir hazırlık metni gibidir. Okur yüzlerce sayfa boyunca bir şeye yaklaşır; fakat o şey bu kitapta tam anlamıyla gerçekleşmez. Bu da hikâyeyi, etkileyici ama eksik bir girişe dönüştürür. Ve nihayet, dil… Rothfuss’un dili büyülüdür; fakat zaman zaman
Rüzgarın AdıPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20194,603 okunma
Pınar
İncelemen çok güzel olmuş ♥️