Hayatın bütün uçlarının keskinleştiği bir zamandayız. Yerimizden kıpırdasak, yaralanıyoruz.
Hiç kıpırdamasak, parmak uçlarımızdan başlayarak bütün benliğimize yayılan uyuşma bizi kaskatı donduracak diye korkuyoruz.
Bağırsak, sesimiz seslerden bir ses olup kaybolacak sanki bu büyük kargaşada.
Peki sussak, hiç konuşmasak, kilitlesek içimize kelimeleri? Yok, zehirler bu ruh yangınları o zaman bizi!
Ne bir ortalık yeri var bu yeni hayatın, ne inzivası... Ne sesleri ses bu zamanın, ne de sessiz gerçekten sessizlikleri...
Ne gündüzü aydınlatıyor dünyayı, ne gecesi örtüyor ayıpları.
Bizim bir hayalimiz olmalı ipine sarılacak. Güneşe bir gölge, gölgeye ılık bir meltem...
Gözümüzü kapayınca kaybolmayan bir ışık... Uçmaya kalkınca bir çift kanat...