....................
"Zor olan zordur önce bunu kabul etmekle başlayalım. Zorlanıyor olmana da fırsat vermenin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kendine eziyet çektirmeden zorlandığını fark etmek ,hemen geçmesini beklemeden, bununla mücadele etmek ne kıymetlidir. Çünkü biz hemen geçsin isteriz. Hemen geçemeyebilir. Bazen bazı zorluklar diğerlerine nazaran daha uzun sürebilir. Fakat hiçbir zorluk sonsuza dek aynı yoğunluğuyla devam etmez, edemez. Mutlaka azalır, bazen artar, bazen biri bitip diğeri başlar ama mutlaka azalır"
...................
@nesilyayinlari ndan tazecik çıkan şu kitabın ismine ve de kapak tasarımına vuruldum. Yazarın da sanıyorum ilk kitabı. Ben aslında kişisel gelişim tarzı kitapları pek okuyamam kabul edeyim baştan .. Ama bunda öyle olmadı . Zaten kitap bölüm bölüm ve iyiki de öyle . Gözünüzün önünde durmalık ,ara ara bakmalık ve de içinize su serpmelik bir iş olmuş. Ben geçenlerde karantinamda odamda okudum. Bu covid iki senedir peşimizi bırakmazken, herkesi bunaltmış yormuş kırmışken, tam da benim covide yakalandığım dönemde elime gelmesi bile önemli benim için . Ev ahalisine bulaştırmamak adına odaya kapanmak, beni bayağı darlamıştı çünkü ..
Ben hayatta işaretler olduğuna inananlardanım. Hayatımın o dönemindeki işaret de bu kitap oldu. Bu da geçecek ,her şey geçiyor , hep geçiyor ..Yakının hastalığının, ölümünün bile acısına dayanıyor insanoğlu. En sevdiğini kaybetmekten daha acı ne olur şu dünyada . O acı bile geçer, kalmaz giderken, neler neler geçecek elbette..
Ceren Gümüş Yaşa
Öfke korktuğumuz, kendimize yakıştıramadığımız, hiç sevmediğimiz bir duygumuz.. Ne kadar acı oysa .. @nesilyayinlari ndan çıkan @psikolojik.dn.mehtap.kayaoglu nun kaleme aldığı içinde bir çok örnek olaylarla ve akıcı bir üslupla yazılmış bu kitabı öfkeden korkan herkese tavsiye ediyorum..
"Bedenimizi oluşturan organların hepsi nasıl gerekliyse ve bir işleve sahipse , ruhsal yapımızı oluşturan olumlu ve olumsuz bütün duygular da gereklidir ve bir işleve sahiptir. Hatta olumsuz duygular olumlu duygulara göre daha gereklidir ve yaşamsaldır. Duygular insanın işaret sisteminin en önemlilerinden biridir. Yapılması gereken şey duyguyu fark etmek, anlamak, neye işaret ettiğini görmek ve ona göre davranmaya çalışmaktır. "
"Öfkede ana sıkıntı öfkenin varlığı değil kontrol edilmemesi ve iç dünyamızda öfkeyi işleyememekten kaynaklanan saldırganlığa, şiddete dönüşme halidir.. İnsan yaşadıklarının ve gördüklerinin etkisiyle öfkeli olmayı öğrenir yavaş yavaş ve ne kadar az kelimeyle kendimizi ifade ediyorsak o oranda öfke biriktiririz."
Mehtap Kayaoğlu
Yetişkin kitaplarını tanıtmakla çocuk kitaplarının tanıtımını yapmak arasında fark olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden kitap hakkında çok fazla bilgi vermeden bu güzelliği size nasıl anlatayımın derdindeyim
Kitabın yazarının kaleminin dupduru oluşunu söylemek istiyorum öncelikle, çok sevdim ; daha önce neden okumadım diye de hayıflandım açıkçası. Net, kafa karıştırmayan, ama alanının hakkını verecek gerginlikte de bir kalemi var.
Kitabımız medikal, korku-gerilim türünde. Medikal dedim ama öyle çok hastanevi bir konusu yok , yanlış anlaşılmasın. Tamamıyla paranormal olaylardan beslenen bir gerilim kitabı. Yani bu tarz olaylardan korkuyorsanız size uygun değil maalesef Ayrıca bu kitap 2020 yılında Kayıp Rıhtım Yılın Enleri'nde En İyi Türk Korku Romanı tahtına oturmuş
Olay örgüsünden fazla bahsetmeden, kısaca gidişat hakkında da bir iki laf etmek istiyorum. Kitapta kahramanımızın Edirne'de tıp fakültesine gitmeye başlamasından sonra gelişen olayları okuyoruz. Okurken şöyle mi, böyle mi diye diye tempoyu hiç düşürmüyorsunuz. Fakat bu olayların başlangıcı acaba gerçekten Edirne mi , orta var olan unutulmuş sır çözülecek mi ?? Gelin isterseniz buna da siz okurken karar verin
@cxcandas ın yüreğine kalemine sağlık diyorum
Şuraya da sizler için bir kaç alıntı bırakayım
"Herkesin kaderinde , şahsına özel kesilmiş bazı biletler vardır , öyle değil mi ? Bazı yolculuklardan kaçış yoktur, sadece bir yere kadar erteleyebilirsin. Tıpkı ölüm gibi.."
' Herkesten sakladığın sırlar...' dedi içimden bir ses.
Zihnimin derinliklerine açılan o kapının arkasından fısıltılar yükseliyor, dipsiz bir kuyunun karanlığında kahkahalar yankılanıyordu.
Bir zamanlar onların da bir hayatı olduğuna dair tek kanıt, ölü bedenleri .
Gözleri, örtüyü açtığım sırada tavana bakıyor olduklarına
Şu önemli günü çok emek harcanmış bir kitapla bitireyim istedim. Arzuhal.. Her şeyden önce kapağına vurulduğum kitaplar kategorisine girdiğini söylemeden edemeyeceğim.
Bu kitap benim tasavvufi alanda okuduğum ilk eser .. Bir İmam Rabbani romanı. Sade bir üslup, yormadan akıp giden su gibi satırlar ve harika bir kurgu.
Farklı zamanlarda geçen süreçler birbirine öyle güzel düğümlenmiş kiBir tarafta İmâm-ı Rabbani'nin Hindistan'daki hayatı, karşılaştığı zorluklar , hak yolu için çabalayışları. Diğer tarafta ise Selman ve Ömer'in Hindistan'da başlayıp Türkiye'ye uzanan hayatı ; burada Ömer ,Hace ve Zühre'nin kesişen yolları.. Bu kitapta sabır, nefis, iman , içe yolculuk ve özüne dönme üzerine çok güzel satırlar okudum.. Tasavvuf alanında kitap okumak isteyenlere önerimdir
Sadiye Erol Aykaç