Zeynep günlerini kabuslara hapseden bir karabasandan kaçıp yeni bir hayat özlemiyle İstanbula gider Fakat hayat onu buralarda da zorlu sınavlardan geçirmeye devam edecektir Cinayet hapislik kayıp bir oğlu bulma mücadelesiyle sürüp gitmesiyle Kesişen hayatlar ayrılan yollar zorlu seçimler
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fesleğen babasına aşık 18 yaşında bir kızdır Kendisi hafız olmakla birlikte Üniversitede sınıf öğretmenliği okumaktadır 18 yaşından beri Konya dan hiç ayrılmamıştır Birinci olduğu için İstanbul a gider bir yıllık Fesleğenin başta gelmek istemediği zamanlar şimdi hızla geçer Bir gün gitme zamanı gelir Sevdiğini bırakmak zorundadır Çünkü sevdiği ona haramdır Murat’a birşey diyemeden gider Ve mezuniyetine bir yıl kala dergahta babasının bir arkadaşının oğlu dervişle görüşür konuşur Ve evlenmesi istenir babasına karşı gelemeyen fesleğen evlenir Beklenen olmuş ve vuslat ayağına gelmiştir Babasının yanında oturan genç Seyyahın ta kendisidir oda aşkının peşinden koşup Konya ya yanmaya gelmiştir Fesleğenin babasından dersler alarak kendisini bu sohbetlere vermiştir Her ikisinin de temiz sevgisi muazzam bir vuslat olmuştur
Tebriz de dünyaya gelen asıl adı Muhammed olan Şems Yedi yaşında iken Hafızlık eğitimine başlar ve kuranı tek okumada hafızasına yerleştiriyor Bir gün teheccüt namazından sonra uyuya kalıyor ve uyandığında gördüğü rüya sonucunda kuranı açtığında Şems suresiyle karşı karşıya kalıyor Bu yüzden Şems diye seslenmesini istiyor ve o günden sonra adı Şems oluyor Gasil hanede yaşıyor yemek yemiyor su içmiyor tabut içinde yatıp ölümü düşünüyor Çareyi Şam a göndermekle buluyor babası Şehir şehir ülke ülke gezip aşkını arıyor Zorlu yolculuktan sonra Konya ya varıyor herkesin önünde eğildiği Mevlana ile karşı karşıya geliyor Aradığı aşkı bulduğuna inanan Şems Mevlana’ya bir soru soruyor ve Mevlana ile göz göze geldiği anda oraya yığılıp kalıyor abdestini alıp namaza durur Arkasından gelen bıçak darbesiyle vefat eder Naşını bir kuyuya atarlar Öğrencisinden biri Mevlana’ya Naşı nın kuyuda olduğunu söyler Mevlana Şems’i oradan çıkarıp Meram da bulunan bağ evinin bahçesine defneder Ertesi gün elinde yaşlı bir adam yeşil bir mendille kapısını çalar Mevlana Mendili alır içinden Mevlana’ya yazdığı bir not çıkar ve Mevlana orada bayılır
Anadolu’nun kendi halinde bir köyünde bir çoğumuzun hayatında var olan yoklukla mücadele eden bir ailenin dramatik öyküsü
Zorluklar içinde büyümeye ve okumaya çalışan bir ailenin çocukları
Eve güçlükle alınan ve kardeşlerin sırayla giyebildiği bir pantalon Ama gelin görün ki o kardeşlerden biri tam da siyah pantolonun sırası kendine geldiği gün cennete gidiyor
Hayat sevdiği insanı yaralarmış en çok Sevdiğinin canını yakar acıtır kanatırmış Unutma ki acı çok kıymetlidir işte bu yüzden Uyandırır büyütür olgunlaştırır Bazen yolunda gitmez hiçbir şey Bir yanın cehennem Bir yanın uçurum görünür sana Senden bir sen yaratmanın vaktidir aslında