Yıllanmış bir kan davası uğruna kararan hayatlar...
Aşk adı altında meşru görülen cinayetler...
Ve intikam ateşiyle kavrulan yürekler...
Pınarbaşı beldesi'nin yağız delikanlısı Efruz, tanık olduğu menfur bir suçun ağırlığı altında ezilmektedir. En yakınlarının eliyle işlenen bu günah ruhunda derin yaralar açar. Geçmişin kirinden arınarak hakikatin izini sürmek isteyen Efruz için uzaklarda yeni bir yaşam filizlenecektir. Peki ya türlü suçun, günahın ve intikam hırsının kararttığı hayatlarda gerçekler gün yüzüne çıkacak mı?
Aşk, dostluk, vefa ve sadakat gibi kavramların yanı sıra türlü insani haslete dikkat çeken, toplumsal ve ferdi meselelere mercek tutan, ibret dolu bir roman...
**İstanbul! O her gönüle girip fethini başaran, hayran bıraktığı her insanın gittiği yerlere beraberinde götürülmeyi hak eden efsaneler ötesi bir şehir...
Camileriyle, kiliseleriyle ve havralarıyla, göz alıcı peyzajlarıyla, su kemerleriyle, medrese ve köşkleriyle, tarihlere not düşen yalıların büyülüyordu görenleri.
Boğaz'ı süsleyen yalılar ve saraylar efsane ötesiydi, çeşmeleri ve türbeleriyle, unutulmaya bırakılan sadaka taşlarıyla kazımıştı herkesin hafızasına kendini.
Galata Kulesi ve masallara konu olan Kız Kulesi'yle şiirlerde derinlik kazanır ve romanlarda renkli dünyaların dekorlarını kurardı.
Yedi tepenin üzerinde yanan yedi kandilin sunduğu mücevher pırıltılarıyla, yıldızlara uzanan minareleriyle, her köşesinden yükselen içli ezan sesleriyle ufku kuşatan yeryüzünün ender tablosuydu İstanbul...**
** Dokunmak istiyorum hayallerime, sonunda yüreğimi biraz daha yufkalaştırıp beni yorsa da...
Bu efsane şehirden uzaklarda, korkusuz ve hür yaşamak istiyorum. Bana kötü bir miras olarak bırakılan yasaklarla dolu dünyanın korkak ve saklanarak yaşamaya çalışan kızı olmaktan usandım. Ne hür bir