Fiorabella

Fiorabella
@_mariposaa
~Radikal bir çiçeğim ancak kendi saksısında açan ─────── ·𖥸· ───────
Çukurova 18. Kitap Fuarı
Öncelikle kitap alışverişi yapmayı özlemişimm. Kitap fuarında en sevdiğim aktivite pek ünlü olmayan ama o naif yazarlarla sohbet etmek.. Aynı zamanda "Mustafa Kemal'in askeriyiz" sözünü ilk kullanan ve sloganlaştıran Gökçe Fırat ile tanıştım. (O stand o kadar güzeldi kiii ayaayayaya) "Ali Tunç" diye bir beyfendiyle tanıştım (uygulamada yazar olarak tanımlamamış) nakit param kalmadığı için kendisi hediye etti. Ben de gidip kupa aldımm :) aşırı aşırı mutluyum. Yarın çok kalabalık olmazsa (özel dersime yetişmek için erken sıraya girmeyi planlıyorum) Övgü Deveci Safi ile tanışmayı planlıyorum kitaplar imzayı bekliyor 🙃🙃
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendi filimizi eğitebilir miyiz?
9/10
·328 syf.··
2025 18. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 13:10
Jonathan Haidt’in Mutluluk Varsayımı adlı kitabı, mutluluğu ulaşılması gereken bir hedef gibi sunmamış; aksine, onun neden bu kadar karmaşık, çelişkili ve bazen de kırılgan olduğunu anlatmış. Kişisel gelişim kitaplarının sıkça başvurduğu “pozitif düşün, mutlu ol” yaklaşımının dışına çıkarak okuru daha gerçekçi bir sorgulamaya davet etmiş. Haidt’in temel savı, insan zihninin tek parça olmadığıdır. Akıl ve duygu, mantık ve içgüdü çoğu zaman uyum içinde değil, çekişme hâlindedir. Yazar bunu “fil ve fil sürücüsü” metaforuyla açıklamış. Fil, duygularımızı; sürücü ise aklı temsil eder. İnsan kendini çoğu zaman mantıklı kararlar alan biri olarak görse de yönü belirleyen genellikle duygulardır. Bu bakış açısı, insanın neden bildiği hâlde aynı hataları tekrarladığını anlamlandırmaya yardımcı olmuş. Kitap, Antik Yunan felsefesinden Budizm’e, modern psikolojiden nörobilime kadar uzanan geniş bir çerçeve sunmuş. Ancak bu çeşitlilik okuru yormamış, Haidt akademik bilgileri gündelik hayatla ilişkilendirerek aktarmış. Bu sayede kitap, yalnızca bilgi veren değil, okuru düşünmeye zorlayan bir yapıya bürünmüş. Kitap boyunca şu düşünce sık sık kendini hissettiriyor: Mutluluk, sürekli iyi hissetmek değildir. Hayatın içinde acı, kayıp, hayal kırıklığı varken kesintisiz bir mutluluk mümkün değildir zaten. Haidt, tam da bu noktada okura dürüst davranmış. “Hep mutlu olmalısın” baskısını kırıyor. İnsan olmanın biraz da eksik, biraz da dağınık olmak olduğunu kabul ettiriyor Mutluluk Varsayımı’nı özel kılan şeylerden biri de şu: Okura yukarıdan bakmıyor. “Böyle yaparsan mutlu olursun” demiyor. Daha çok “İnsan böyle çalışıyor, sen de böylesin” diyor. Bu yaklaşım insanı yargılanmış hissettirmiyor; aksine anlaşılmış hissettiriyor. Bazen bir kitabın insana verebileceği en büyük şey de
Mutluluk VarsayımıJonathan Haidt · Diyojen Yayıncılık · 202513 okunma
1k Saçmalıkları
1k ve yine tüm saçmalıklarına hoş geldiniz.. Dini milli değerlerimize sayısız hakaret eden hesaplara, onlarca hatta yüzlerce sapık hesaplara apo destekçisi hesaplara hiç bir şey yapmayan 1k yetkilileri gerçekler ağır gelmiş olacak ki fotoğrafta gördüğünüz iletiyi 3 kere gizledi. Sonra fotoğraf kullanmadan atmak zorunda bıraktılar. Amaç nedir? Diye sormayacağım belli zaten. Teröre karşı susanlar da teröristtir. Yalnız Türk gençleri öyle kolay susmaz :) İletinin güncel hali: #293951762
1000Kitap
Neden?
Selamlarrr, özleşmedik mi yaa Fark eden olmuştur belki öyle pek aktif değilim uygulamada. Bugün de bunu konuşmaya geldim tam olarak. Yks27 öğrencisi olarak günüm koşturmakla geçiyor.. Peki "NEDEN?" Bu kadar yoruluyorum, egzamalarım çıkıyor, bazen saatlerce ağlıyorum.. Tüm bu çile neden? Daha az önce program yapmayı bitirdim. (Saat 02.03) Bu yazıyı yazmak bile bu saate kalıyor. Niye kendime eziyet ediyorum ki? Bugünün konusu da tam olarak bu. Siz de kendinizi sorgulayın biraz. •İlk olarak tabiki de hedefime ulaşmak için Çok şükür o hedefsizlik boşluşundan kurtulup bir hedef belirledim ve öyle kolay falan bir şey değil ve ben bunun farkındayım. Ve hedefe ulaşmak için o dikenleri yollardan kanaya kanaya da geçeceğimi biliyorum. Hedefim de bu arada Koç Fizik... Tüm riskleriyle temel alan okumaya karar verdim. Ve bundan çok da memnunum. Sıralaması çok çok yüksek o yüzden de kanamam lazım işte (200) •İkinci olarak borcum var benim Öyle kapanacak bir borç falan değil bu arada. Bu topraklara olan borcum. Beni bu yaşıma kadar okutan yetiştiren besleyen evim olan o toprağa. Kişilerden bahsetmiyorum fark ettiyseniz ama kişi vermek gerekiyorsa o 15 yaşında Çanakkale'de gözünü kırpmayanlara borcum var, Kınalı Mehmetlere, bebeğini cephane taşımak uğruna donmasına göz yumanlara borcum var benim. Evlatsız analara, anasız kalmış evlatlara borcum var benim. Ve hala ülkenin dört köşesinde ailesinden uzakta nöbet tutan askere borcum var benim. Bu güzel ülkem için geleceği bizler daha iyi olalım diye kendini feda edenlere borcum var benim. Daha borcum olan kişileri sığdıramam bu satırlara nasıl terk edeyim ülkemi? Emanete ihanet yakışır mı bizlere? Çok çok düşündüm ilerideki mesleğim için.. Bana şu hayatta en çok zevk veren şeyin fizik olduğunu fark ettim.. Sadece ders olarak değil