Diller tutulmuş, ağızlar susmuş, yalnızca onun sesi duyulur olmuş; kulaklar kapanmış, gözler mühürlenmiş, yalnızca onun gelişi gönle dolmuştu. Vicdan sesinde hareket eden bir karınca adımı kadar sessiz, âşıkların kalplerinde taşıdıkları özlem kadar avâzeliydi. Gurbetin ucundaki bir serhat gibi, gurbet gurbet dolaşan bir vuslat gibi...