Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen, “Türk tarihinin parlak devirleri üzerine çalışın; merak etmeyin, kötü dönemlerine zaten batılılar çalışıyor“ diye sıklıkla talebelerini uyarırmış.
“Bir şehrin insanları, kalabalığın bulanık dalgasından sık sık kaçarak kırlara, ormanlara ve akarsulara sığınıp da onlarla konuşmaktan hoşlanmıyorsa, o şehirde sanat mektebi açılmamış demektir.”
Mesuliyet’in karşısına sorumluluk kavramını koyarak işin içinden çıkamayız. Sorumluluk, akıldan ve cüzdandan, mesuliyet ise kalpten ve vicdandan doğar, beslenir.
Biri maddi, diğeri manevidir.
Belki de bu yüzden ‘sorumluluk almak’ ile ‘mesuliyet duymak’ deriz. Almak ve duymak…
Biz eser ile şahsiyeti beraber değerlendiriyoruz. İkisinin birbirini tamamlaması gerekiyor. Yazarın/sanatçının bir ayağı eser ise, diğer ayağı da şahsiyettir. İnsan, ancak iki ayağı varsa sağlıklı bir şekilde yol alabilir.