İsmet Özel, “Şiir, şairin neresinden doğduysa, okurun da orasına ulaşır” diyor. Dil de böyle… Bir insan dinine, vatanına, milletine nasıl bakarsa, diline de öyle bakar.
Birlik ve beraberliğimize yan gözle bakanların Q, X ve W harflerini alfabeye ilave etmek istemeleri boşuna değildir.
Mesela “kendini kurtarmanın” bugünkü anlamı maddi mi, yoksa manevi bir şey mi? Birine bunu söylediğiniz zaman, onun aklına ahiret mi geliyor, yoksa dünya mı? Salih amel mi geliyor, mal varlığı mı?
Önceden maddi durumu iyi olmayanlara fakir denirdi. Ahlakı etiğe, hırsızlığı yolsuzluğa, insanı bireye dönüştürenler, fakirliği de “alım gücü” olarak adlandırdılar. Fakir dediğiniz zaman, kulağa hoş gelmiyor. Üstelik bu kelimenin itici bir tarafı da var. Ama alım gücü, bakın, insanı hiç de rahatsız etmiyor. Sadece tüketim toplumunu çağrıştırıyor, o kadar.