Hacer Kylp

“Yiyerek zayıflayın” sözünü ya da sloganını nedense çok önemsiyor, anlamlı buluyorum. Konuyla ilgili olarak sadece yeme-içme işleri aklıma gelmiyor. Bir halt yemek, değerlerini yemek, sonra da zayıf şahsiyetli bir insan haline gelmek…
Sayfa 20·Kitabı okudu
Duygu/Düşünce
Reklam
Hepimizi “tüketim nesnesi” haline getirmek istiyorlar. Sadece yeme-içme, giyim-kuşam konularında değil; insan olmanın basit ve ince özelliklerini de hızla tüketmemizi arzu ediyorlar. Ahlakı tüketmek, utanmayı tüketmek, derdi olan insanları tüketmek vs. Büyük büyüklüğünü, küçük küçüklüğünü hızla tüketiyor.
Sayfa 19·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
Bir Pervane ile Mum Hikayesi
Kanadını alevlere yakan pervane muma şöyle dedi: “Behey divane, haydi ben aşığım, bana yanmak yaraşır, peki sana ne oluyor, sen neden yanıyorsun?” Mum hem yanıyor hem cevap veriyordu. O sırada bağrından gözyaşları süzülüyor, başından dumanlar tütüyordu: “Bal gibi tatlı sevgili bir yarim vardı, şimdi ondan ayrıyım, ya nasıl yanmayayım? A iddiacı pervane! Zannımca aşk senin için değil, benim içindir. Çünkü senin ne yanmaya sabrın ne alevde durmaya kararın var. Kanadın azıcık yandı diye alevin önünden kaçıyorsun. Halbuki ben baştan ayağa yanasıya, eriyesiye, tükenesiye kadar sabrediyorum. O halde ey başımdaki ateşi görüp de kıskanan pervane, gel bir de içimde yanan ateşi gör.”
Edebiyat
Lokman ile Senai iyi dost idiler. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez, birbirlerini çok sever, haklarını korurlardı. Günün birinde Senai’ye bir kavun hediye geldi. Lokman’ı çağırdı ve kavundan bir dilim keserek sundu. Lokman kavunu afiyetle yedi. Senai bir dilim daha kesip verdi. Onu da yedi. Senai içinden “Lokman kavunu çok seviyor anlaşılan!” dedi ve kavunu dilim dilim ona ikram etti. Son dilime gelince “Bakalım nasıl bir tatlı kavunmuş?” diyerek küçük bir ısırık almak istedi. Ardından hemen tükürdü. Ağzının içini sanki ateş kaplamıştı, kavun o derece acıydı. Birkaç of-poftan sonra Lokman’a döndü. “A benim canım. Nasıl oldu da böylesine acı bir şeyi tatlı tatlı yiyip bitirdin?” Lokman cevap verdi: “Ben senin elinden bunca zaman öyle tatlı nimetler yedim ki şimdi buna acı demeye utandım.”
Sayfa 155·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Batı’nın emperyalist istilası sadece askeri ve ekonomik değildir. Belki bunlardan da daha büyük ve şümullüsü, manevi olan yönüdür. Batı oldum olası düştüğü inkarcı ve materyalist bataklıktan kendini kurtarmak yerine bütün insanlığı aynı bataklığa düşürme içerisinde kalmayı tercih etmiştir. Batının kontrolünde olup da haram yemeden, harama bulaşmadan bu dünyayı terk etmek gerçekten babayiğit işidir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Din İslam
Reklam