Dizleri olsaydı Rosetta Ali’nin peşinden koşabilirdi, ama dizlerinin tüm bağlarını ağlayarak yürüdüğü Niğde sokaklarında bırakmıştı. Rosetta Ali’nin arkasından terk edildiğini bilen çocuklar gibi ağlamıştı.
Bütün o sakladığım hikayeleri, onları nasıl bulduğumu, neler hissettigimi anlatmak istiyordum ona. İlk kez biriyle bu kadar yakınlaşıyordum. Ben sandım ki artık birbirimizin içini, dışını, aklından, kalbinden, damarlarından geçenleri bilecektik.
Hazzın tatmini bir nevi bedenin zulme uğraması demektir. Bir ata taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek zulümse ve yasaksa, mideye dolayısıyla da bedene ihtiyacından fazla yemek yedirmek de bir nevi zulümdür.