Hemen hemen yuvarlak olan bu güzel su havzası, ortasında iki küçük ada barındırmaktadır. Biri, yarım fersahlık bir çevresi olan, insanların yaşadığı ve toprağın işlendiği bir adadır; daha küçük olan diğeri ise ıssızdır, toprağı sürülmemiştir ve dalgalarla, fırtınaların büyük adaya yaptığı zararları onarmak için buradan sürekli toprak alınması nedeniyle sonunda yok olup gidecektir.
İşte bu şekilde, daima, zayıfın varlığı, güçlünün yararına kullanılmaktadır.
Özgürlüğün, insanın canının istediğini yapması demek olduğuna asla inanmadım, özgürlük daha çok, yapmak istemediğini yapmamaktır ve devamlı peşinde olup, bazen de yakaladığım, sayesinde çağdaşlarımı çileden çıkardığım özgürlük, işte budur.