Falankeş

Falankeş
@_mucella
6 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Reklam
İnsanı başkalarından daha fazla kendi yüzleşmeleri dehşete düşürür. Bu öyle derin bir dehşettir ki, en büyük düşmanınız bile üzerinizde bu kadar derin dehşet izleri bırakmayı başaramaz. Çünkü ortada ne suçlayacak bir başkası, ne de kaçacak bir gölge vardır.
Edebiyat
10/10
·148 syf.··
2017 46. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2017 16:09
( Spoiler içerir ! ) Rasim Özdenören’in ilk ve son romanıymış bu eser. Bünyesinde iki hikayeyi birden barındırıyor. Birincisi; kurtuluş savaşından sonra bir çok arkadaşını kaybetmiş olmanın verdiği hüzünle ve verdikleri mücadelenin bir hiç uğruna olduğunu gördükçe, protesto olarak 50 yıl boyunca evine kapanıp gül yetiştiren adamın hikayesi; ikincisi kaybolmuş, kendi kültür ve medeniyetlerinden tamamen kopmuş, yozlaşmış yeni nesili; ‘’Sitare, Yavuz, Çarli ...’’ ve diğerlerini. Eser, metropollerde sabahlara kadar sönmeyen ışıklar, bankalar ve otellerin hızla her caddeyi istila etmesinin ardından doğu ve batı arasında sıkışmış adeta prangalanmış olan zihinleri gözler önüne seriyor. Modernitenin kıskacına sıkışmış insanların iç hallerini bize gösteriyor; harcıyorlar, oynuyorlar, geziyorlar fakat doyuma bir türlü ulaşamıyorlar,bir türlü mutmain olamıyorlar. Bu hikaye dede ile torunun arasında ki o derin uçurumu anlatıyor. Psikolojik dürtüleri, sosyal süreçleri göz önüne seriyor. Kitapta yaşlı adamın sorduğu ‘’Sizler nasrani misiniz? Yoksa mecusi misiniz? Hangi millettensiniz?’’ soruları beni dehşete düşürdü. Birde, ‘’Savaşarak neyi ortadan kaldırmak istemişlerse, savaştan sonra o gelmişti. ‘’ cümlesi geçiyor , zaten hep böyle olmamış mıydı?! Bu pasaj bana 28 şubatı hatırlattı; o yerlerde sürünen, derslerden kovulup okula alınmayan, bu uğurda mücadele veren ‘’başörtüsü bez parçası değil ayettir’’ sloganı atan ablaları... İsmet özel’in dediği gibi, neyi kaybettiğini hatırla, hatırlayalım..
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
Temin ederim ki ömrümde bu kadar hem gülmek hem ağlamak istediğim zaman olmamıştır.
Sayfa 143
Handan'ın bazen nazarlarıyla ve elleriyle bir fikrini karşısındakine adeta telkin edercesine bir anlatışı var ki zavallı Nazım'ın gölgesini yeryüzüne gelmiş zannettiriyor. Ve bu katilinin güzel gözlerinden konuşan sevgili arkadaş için ruhum parçalanıyor, gözlerim yaşla doluyor.
Sayfa 99
Reklam