Savaşçıyı savaşçı yapan budur işte: İrade ve cesaretin aynı şey olmadığını anlamak. Cesaret korku ve hayranlık uyandırır, irade gücüyse sabır ve azim demektir.
Zaman, iki nokta arasındaki mesafe gibi ölçülemez. Zaman geçmez. İnsanoğlu dikkatini şimdiki zamana vermekte müthiş zorlanır; hep, ne yaptım, daha iyisini nasıl yapabilirdim diye düşünür, yaptıklarının sonuçlarına, niye yanlış davrandığına kafa yorar. Ya da gelecekle uğraşır; yarın ne yapacaktır, ne gibi tedbirler almalıdır, köşe başında onu nasıl bir tehlike beklemektedir, istemediklerini nasıl engeller, hayallerine nasıl ulaşabilir.
Bu kitap tam da enerji, enerjinin-düşüncenin gücü üzerine okuduğum ve araştırma yaptığım dönemde buldu beni. Sanki hikayeleştirilmiş haliydi tüm bunların. Dolayısı ile bilgiler yerini buldu ve yerleşti.Dil güzel ve akıcıydı. Ayrıca merakta uyandırıyordu (şayet bu tarz konulara ilgili iseniz bu merak daha fazla hissediliyor)
Öncelikle ana karakter Mina kitabın ilk bölümünde sinir bozucuydu söylemem gerek. Ancak zamanla değişimi muhteşemdi bu değişim çok güzel anlatılmıştı karakterler çok etkileyiciydi ve hayranlık uyandırıyor insanı kendisini sorgulamaya yönlendiriyordu.
Genel olarak okunmalı dediğim bir kitaptı. Biraz değişime açık, kendinizi ve hayatınızı sorgulayan bir insansanız dikkatinizi çeker.