Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zararı yok efendim. Buraların insanlarını yakında tanırsınız. Cunningham’lar
ödeyemeyecekleri şeyleri almazlar. Kilise yardımlarını bile. Kimseden bir şey
almamışlardır. Ellerindekilerle yetinirler. Fazla bir şeyleri yoktur ama olanla
yetinirler.
Her şeyi açıkladığımı sanıyordum. Bizler için durum apaçık ortadaydı. Walter
Cunningham yalan söylüyordu. Yemeğini unutmamıştı, yemeği yoktu. Bugün
yoktu; yarın da, öbür gün de olmayacaktı. Ömür boyunca üç çeyreği yan yana
görmemişti.
Bayan Caroline taş çatlasa yirmi bir yaşında filandı. Parlak kestane saçları,
pembe yanakları vardı. Kırmızı oje sürmüştü. Yüksek ökçeli ayakkabılar ve
kırmızı beyaz çizgili bir elbise giymişti. Görünümü de, kokusu da nane şekerine
benziyordu. Bayan Maudie Atkinson’un evinde pansiyoner olarak kalıyordu ve
Bayan Atkinson onu bize tanıştırdığında Jem günlerce uyurgezer gibi dolaşmıştı.