Bana kalırsa, insan için yaş diye bir şey yoktur. Yaş, hayatımızı meydana getiren münasebetlerden, hislerden, hatıralardan ibaret mücerret bir lâftır. Yaş meselesini ortaya atan biraz cemiyet, biraz da vücuttur. Bir düşünün, cemiyet insanın yaşına başına karışmasa, herkes hayatını böyle mi yaşar? Yahut aynalar, eş dost, basküller bize değiştiğimizi hatırlatmasa, ne diye giden gençliğimizin arkasından ağlayalım?
DEB'li birey adres sorarken bilgi aldığı kişi birinci cümlesinin yarısına geldiğinde çoktan ipin ucunu kaçırmıştır. Neyse ki kafa sallama sanatında kusursuz bir hale gelmiştir. Kavrama konusundaki eksikliğini itiraf etmeye utanarak ve meseleyi kavramasına bir fayda sağlamayacağından emin olduğu için tekrarlamasını istemenin de beyhude olduğunun bilinciyle olayı anlayan birinin kusursuz bir taklidini yapar. Ve kaderin kendisine yol göstereceği inancıyla oradan ayrılır.
Birey ansızın dinlemekte olduğu şeyden aslında hiçbir şey duymadığını, baktığı şeyden hiçbir şey görmediğini, odaklanmaya çalıştığı şeyden hiçbir sey hatırlamadığını fark eder.