Kitap bir Fransız klasiği olunca tabiki kaçınılmaz olarak Napolyon Bonaparte döneminde geçiyor. İlk başlarda yasak bir aşk hikayesi gibi başlasa da sonradan dönemin siyasi, dini, sosyal çalkantılarına değiniyor. Başkahramanımız Julien, çocuk görünümlü genç bir adam. Mürebbiye olarak o dönem kendini yüksek ve statülü göstermek için çabalayan bir adamın evine gidiyor. Adamın karısı korkuyor çünkü çocuklarına kötü davranacağını düşünüyor fakat Julien'i görünce bütün önyargıları kayboluyor ve onu her anlamda sevmeye başlıyor. Julien de kadına aşık oluyor ve yasak bir aşk başlıyor. Bu ilişki Julien'in yükselmek için ruhban sınıfına katılmasını sağlayan bir eğitime gitmesiyle sekteye uğruyor. Julien gittiği yerde büyük hırslara kapılıyor ve dönemin soylu bir ailesinin kızıyla evlenmek istiyor. İşler umduğu gibi gitmiyor ve idama mahkum ediliyor.
Genel olarak kitap o dönemin toplumuna realist bir bakış açısıyla ışık tutuyor fakat okuması zor. Yine de klasik kitapları sevdiğim için ben çok keyif alarak okudum ama bir tane daha Bonaparte dönemi siyasetini okuyacak gücüm kalmadı.