kyrios maldoror

Puan vermedi·144 syf.·
2019 10. kitabı
Pozitivist, manevi bilim, fenomenolji, egzistansiyalist, morfoloji, sosyoloji ve istatistik gibi konu başlıklı yöntem çeşitlerinin alt başlıkları ile edebiyat eğitimi, öğretimi ve sosyal bilimlerden sayılması gereken, belki de onların en genci olan yeni bir alan: Edebiyat bilimini, bu minval üzerine yazan büyük abilerin yöntem ve metodolojilerinden de faydalanarak ortaya koyulmuş bir eser. Bana pek çok noktada faydasının dokunduğunu düşünüyorum, hatta kitabın temininin güç olacağı düşüncesinden sizler için bir kaç alıntıyı buraya bıraktım ama, sizin de pek okumadığınız gibi bende de buraya yazmaya mecal yok, bulan okusun.
Edebiyat Bilimi'nin YöntemleriManon Maren · Atatürk Kültür Merkezi Yayınları · 19953 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·444 syf.·
2019 9. kitabı
Fırat Özbey abinin bu iletisinden #39035990 sonra koştum kitabın üstüne. Üçyüzyetmişbeşinci sayfasında Metin Altıok da aynı sürahinin derdine değinirdi. Koca sayfayı bir bu cümle kaplamış; 'Neden hep boş bir bardağa yüksünmeden boyun eğer sürahi?' diye sorar, aslında sormaz; hayat bilgisi üzerine gözlemciliğini, toplumsal damarlardan nasıl yakaladığını göstermek istiyordu abimiz. Tıpkı, https://1000kitap.com/_belirsizlik 'in; 'Hayattaki bütün amacım basit yaşamak, basit düşünmek, yarın hakkında hiçbir şey bilmemek. Belirsizlik içinde günü yaşamak, bir şeyler üzerinde düşünebilecek kadar kelime bilmek. Fazlasını istemiyorum. Varlığımı kanıtlamak gibi bir derdim yok.' demesindeki, ölümümü olumlayacak-tanımlayacak değilim mertebesi gibi. Yine bu soru Feridun Urfa'nın, 'sen Tanrı'nın kendiyle monologu, sen yalnız bir kadının çıldırmış hali' dediği nüktelere de eş düşmüyor mu, her ne kadar bu bilince hareketle yazılmış olmasa da benim için aynı tematik bütünlüğe denk düşüyor. Geçen kafamı kaşıyordum parkın birinde. Üzerime bir kaç gözün dikildiğini fatketmem biraz zaman almış. Neyse ki zaptedebildim kaşıntıyı da, elimi tekrardan ceplerime montalayabildim. Durup düşünüyorum; sahi neden bakıyordular bana o parktakiler. Bir süre onların gözüyle kendimi izler buldum beni. Kim bilir neler düşündüler hakkımda. Bitli biri olduğumu mu dersiniz...İnsan mıydım, değil miydim? Sanmıyorum biri hayranlıkla bakıyordu. Herhalde bir şeyler düşündüğümü, dertlerden kafayı sıyırmış olduğumu felan düşünmüştü. Faraza kirli sakalımda onaylatmıştır düşündürdüklerimi. Pek bir ayarı olmayan dünyalılar işte, eylemlerinin nihayeti kestirilemiyor. Baker'in Aşındırma Denemeleri/okurlar kitabının ikiyüzonsekizinci
Bir Acıya KiracıMetin Altıok · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20223,341 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2019 8. kitabı
Beowulf "bee" (arı) ve "wulf" (kurt) kelimelerinden oluşan bileşik bir kelime ve arıların baş belası "ayı" anlamına geliyor. 5. yüzyıla ait sözlü bir edebiyat ürünü olan destanın anadili anglo-saksonca olmasına rağmen, İngilizce'nin uğramış olduğu değişimler hasebiyle kendi dilinden okunamayan bir destan. Beowulf destanda nasıl bir karakterdir; Şapşik doğaüstü canavarlarla çarpışan, heybetli, cesur, bilek gücünün kıvrak bir zekayla buluştuğu, tam da destansı bir kahraman. Yazıldığı dönemden mi eklenen, yoksa destanın kendiliğinde mi mevcut olup olmadığı bilinemeyen; -kuvvetle muhtemel üçyüz yıl sonra yazılırken yapılan ekleme ve değişikliklerden sadece biri- pagan inancından izler var. Anlayacağımız dilden söyleyeyim, 'bâsübâdelmevt', yani ölümden sonra dirilmek, yeniden canlanmak gibi bir inanışa sahip değildirler. Dolayısıyla içinde bulundukları yaşamlarınının niceliği de, niteliği de, onlar için daha büyük bir anlam ifade eder. Nam salmak, yiğitlik şanına ermek, şöhret elde etmek amacıyla ve gurur kazanabilmek için, canavarlarla dahi savaşabilirler... Destanların ve sözlü edebiyat ürünlerinin en sevdiğim yanı; dilediğin gibi çıkarım yapabilmemdir. Gedik mi var, kendin doldur. Kültür eleştirisi yapabilmeye ve varoluşu olumlamalara da müsaittir destan okumaları. Ki bu tarz okumaların en belirgin rolü, asla anlatılmak istenenle yetinmemelerde olduğunu düşünüyorum. Dahasını, eğerini ve günümüzcesini kafamda kurup, selametimi aradım. Hal böyle olunca üzerine konuşabileceğim epey bir düşünce peydahladığımı söyleyebilirim.
BeowulfAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 2022868 okunma
9/10
·128 syf.·
2019 4. kitabı
Cyrano De Bergerac, Paris doğumlu Fransız bir oyun yazarı, bu romanı Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorluk 'un devamı niteliğinde olarak yazılan mizah eğilimli, ütopya ve materyalist felsefe içerikli bir bilimkurgu romanı olarak anılır. Hayalgücüyle beslediği düşüncelerini eleştirel ve özgürlükçü bir şekilde döneminin toplumsal düzenlerini ve sorunlarını hikayeleştirerek eleştiriyor. Sanırım eleştirilerin en didaktik olanı 'şakacılık'la olanları. Zihinde daha güzel yer ediniyor. Kuşkusuz yazdıkları üzerine uçsuz bucaksız yorumlamalar getirilebilir, gerek yaşadığı dönemde yazacaklarının hayal gücü olmaksızın imkansızlığından ötürü, gerek benzerlerine öncülük etmesine rağmen adının sadece karakterize edilmiş olduğu uzun burunluluğuyla anılmasından... Bu toplara hiç girmeden hikayeciliğinin yine en güzel kendisinin ifade ettiği alıntıyı bırakarak, ardından bir şiirle meskeni olan yerlere seslenmekle yetineceğim; 'E güzel işte, yani bu hikayeler şaşırtıcı değil mi? Öyledirler, zira bir kızın babasıyla çiftleştiğini, bir genç prensesin bir boğayla aşk açlığını giderdiğini, bir erkeğin bir taştan tatmin olduğunu, bir başkasının kendisiyle evlendiğini görmek şaşırtıcıdır. Bunun gibi, bir evliliğe kız başlayarak erkek olarak sürdürmek, kadın ol­maya başlamadan erkek olmayı bırakmak, ana karnının dışında ikiz olmak ve kendi kardeşi olmayan birinin ikizi olmak, bütün bunlar, doğanın olağan yolunun fazlasıyla dışındadır ve yine de şimdi hikaye edeceklerim sizleri daha da çok fazla hayrete düşü­recektir' S.92 bu gece itlerden emanet bana öyle sefil, öyle kimsesiz bu gece baykuşlar dahi uykuda ay sarımtırak hastalıklı çamlar fısıldıyor yılanların dilini: saklanın sıçanlar! sağırlar sabırsız ses sunuyor sakiler silahlarda; sarımtırak bu
Güneş Devletleri ve İmparatorluklarıCyrano de Bergerac · Yapı Kredi Yayınları · 201458 okunma
9/10
·80 syf.·
2019 3. kitabı
duydum ki geçen üç beş köpek havlamış kapında... aldırma sen vergi beyinli pörsümüş bedenlere hüznü külçele bizlere beyim yığıldı kaldı üstümüze karıncayiyengillerden bahset şal yelek giydir bize yüreğin bilmezler beyim yüzün bilmezler yüzünün benzinin hüzne kurban olduğu gizemin bilmezler desem ki bırak yazma yazıktır yüreğine... sus pus olsun gerekse herkes desem ki bağrım bir savaş alanıdır pejmürde değilse hercaidir ömrüm girerse girsin namluma herkes.
Hüznün İsyan OlurAhmet Telli · Everest Yayınları · 20192,356 okunma