kyrios maldoror

Puan vermedi·136 syf.·
2019 8. kitabı
Beowulf "bee" (arı) ve "wulf" (kurt) kelimelerinden oluşan bileşik bir kelime ve arıların baş belası "ayı" anlamına geliyor. 5. yüzyıla ait sözlü bir edebiyat ürünü olan destanın anadili anglo-saksonca olmasına rağmen, İngilizce'nin uğramış olduğu değişimler hasebiyle kendi dilinden okunamayan bir destan. Beowulf destanda nasıl bir karakterdir; Şapşik doğaüstü canavarlarla çarpışan, heybetli, cesur, bilek gücünün kıvrak bir zekayla buluştuğu, tam da destansı bir kahraman. Yazıldığı dönemden mi eklenen, yoksa destanın kendiliğinde mi mevcut olup olmadığı bilinemeyen; -kuvvetle muhtemel üçyüz yıl sonra yazılırken yapılan ekleme ve değişikliklerden sadece biri- pagan inancından izler var. Anlayacağımız dilden söyleyeyim, 'bâsübâdelmevt', yani ölümden sonra dirilmek, yeniden canlanmak gibi bir inanışa sahip değildirler. Dolayısıyla içinde bulundukları yaşamlarınının niceliği de, niteliği de, onlar için daha büyük bir anlam ifade eder. Nam salmak, yiğitlik şanına ermek, şöhret elde etmek amacıyla ve gurur kazanabilmek için, canavarlarla dahi savaşabilirler... Destanların ve sözlü edebiyat ürünlerinin en sevdiğim yanı; dilediğin gibi çıkarım yapabilmemdir. Gedik mi var, kendin doldur. Kültür eleştirisi yapabilmeye ve varoluşu olumlamalara da müsaittir destan okumaları. Ki bu tarz okumaların en belirgin rolü, asla anlatılmak istenenle yetinmemelerde olduğunu düşünüyorum. Dahasını, eğerini ve günümüzcesini kafamda kurup, selametimi aradım. Hal böyle olunca üzerine konuşabileceğim epey bir düşünce peydahladığımı söyleyebilirim.
BeowulfAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 2022868 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ve evet, yeğdir ölüm ayıplı bir yaşama.
Sayfa 121
Vakit saat gelince kurtulan var mı fakat? Ruh sahibi hepimiz, yeryüzü sakinleri ve tüm insan soyu kalkıp sofradan uzanacağız daracık ölüm döşeğine.
Sayfa 65
Tanrı'yla dövüşürlerdi durup durup, ağızlarının payını alıp otururlardı sonra.
Sayfa 42