"Uçurtma gibi. Gökyüzünde, özgür olayım ama ipim senin ellerinde olsun. Savrulup gitmeyeyim. Fırtınalarda biraz daha yakınına çek beni. Aşağı baktığımda, korktuğumda göreyim seni. Belki o zaman daha güçlü olurum."
"Ama... Keşke şu an hissettiklerimi daha önce, yıllar önce hissedebilseydim. Daha önce görebilmeyi, duyabilmeyi isterdim."-Işıl
"Daha önce nasıl hissediyordun?"-Işıl'ın Babası
"Kendimi yalnız, ve sahipsiz hissetim."-Işıl
"Ve ben, buna sebep olanlardan biriydim öyle değil mi?"-Işıl'ın Babası
"Ben özgür olup kendini bulmanı istemiştim."-Işıl'ın Babası
"Özgür olmak güzel, ama insan bazen ait olduğunu bildiği eli arıyor. İnsanın gözleri bazen babasını arıyor."-Işıl
"Sen buydun işte. Göremediğin, başkalarının düşünemediği şeyleri hayal edebiliyordun."
"Kendimce mükemmel olmanı istemiştim. Başka insanların hayatlarına bakıp imrenmekle öylesine meşguldüm ki, senin zaten kusursuz olduğunu göremedim."
"Ben senin adını Işıl koydum. Işıldaman için. Ama sana en çok ben engel olmuşum... O yüzden sen parla Işıl olur mu? Kimseyi umursama ve parla..."
"Ama ekranda o çatlakları spreyle kapatıyor. Neden? Çünkü insanlar vücuttaki çatlakları görmeyi sevmez. Tıpkı karakterindeki çatlağa katlanamayanlar gibi. Ama biliyor musun, bir insanı çatlaklarına rağmen seviyorsan, bu gerçek sevgidir."