Hakan Günday'ın okuduğum ikinci romanı. Kinyas ve Kayra'dan sonra okurken biraz daha az zorlandım doğrusu. Yazarın kitapta bahsettiği şeyler bir zehir gibi. Okurken öyle zorlayan, insanlığını sorgulatan şeyler yazıyor ki. Amacı da bu. Görüyor ve kusuyor, kustugunu da onu okumak isteyen herkese gösteriyor. Dünyada zaten var olan ama yok sayılan şeyleri bir kez daha göz önüne getiriyor. Kinyas ve Kayra'yi okurken de bunu düşündüm. Nasıl bir hayal gücü bunları yazabilir. Aklım almıyor, yazmak beni hep büyüleyen bir şey. Güzel bir sonla bitti. Iki Derda'yı birbirine kavusturan kisinin Oğuz Atay olması yazarın kitabı oğuz atay'a adadigini düşünmeme sebep oldu.