Bahçede uçuşan iki iskete kuşu gördüm. Beni görünce gittiler. Bekledikleri ben değildim. Düşünüyorum da, 10 yıldan fazla yaşamıyorlar ama buna rağmen capcanlılar, neşe dolular, beni allak bullak ediyorlar. Bir iskete kuşu olsaydım sonsuz bir hüzün taşırdım. Allah'tan sen bir iskete kuşu değildin, daha uzun bir süre benim olabildin.
Devamlı akan su durduğunda serinliği özlenir, yanan ışık söndüğünde aydınlık özlenir ve insan karısını kaybettiğinde de onu ne kadar çok sevdiğini anlar. Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?
Sen gitmeden önce mutlu muydum? Büyük bir acıdan sonra insanın daha önce her şey hep çok iyiydi diye düşünme eğilimi vardır. Her şey hep çok iyi değildi, daha iyiydi sadece.