Günün kaderi rüzgarın bileğinde asılıydı, ne kadar şıngırdıyorsa o kadar yavaşlardı an. Biri hızlandıkça diğeri durma noktasına gelen kuma gömülü bir tahterevalli gibi, aksi iki uç ve ağır gelen daima rüzgar, ayakları kuma sürtense daima zaman olurdu.