Yani özetle dolar yükseldiğinde eskisi kadar kolay kriz olmaz. Ama bu, hiç kriz olmayacak anlamına da gelmemeli. Asıl kriz TL aşırı değerli kalmaya devam ederse olur. O zaman bizim cari açık alır başını gider ve kriz tohumları ekilmeye başlanır. İlginç bir durum ama TL'nin aşırı değerli olması bir süre sonra aşırı değersiz hale gelmesine yol açar.
Diyelim ki bütçe açığını düşürmek istiyorsunuz ve ne kadar artırsanız da vergiler bu amaca hizmet etmiyor. İşte o zaman bir seferlik gelir arayışları başlıyor. Buna "şapkadan tavşan çıkarma" denilebilir. Türkiye'de son dönemde şapkadan çıkarılmış tavşanlar arasında özelleştirme, bedelli askerlik, vergi affı, yurt dışından getirilecek paraların affı ön planda yer aldı.
Ölmek insanın canını yakar mıydı? Yoksa uykuya dalmaya mı benziyordu?
Keşke ölüm düşüncesini tamamen kafamdan atabilsem, diye düşündü. Ancak bunun, yağmurun yağmasını engellemeye çalışmaktan farkı yoktu. Dikkatini ne zaman başka bir şeye verse, ölüm düşüncesi sinsice geri dönüyordu.
Bir yandan hiç söz sahibi olmadan, siyasi, ticari, her konuda Avrupa'nın emirlerine, kayıtsız şartsız egemenliğine gitmeye can atan hükümetler, bir yandan ikide bir "insan hakları" vaveylaları ile iç işlerimize kadar karışan Fransa, İngiltere, Amerika, Almanya.
Halbuki Türkiye hiç de bu hallere düşmesi gereken bir ülke değildir. Bu perişanlık Türkiye'nin gerçek şartlarından değil, kendine güven ve onur duygularının yitirilmesine yol açan bazı kafa ve gönül bozukluklarından doğmaktadır.