Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
Mumun alevi titriyor, soğuk esiyor rüzgâr, Ateş sönmüş saatler önce... Günler geçiyor, Zaman akıyor, Sessizce kayıp gidiyor elden.
Sayfa 445
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Politik duruş
Politika, tabii ya, bana kalan bu. Başlarda hiç eğilimim yoktu. Aklımda daha ziyade fuhuşla ilgilenmek, genelevlere yatırım yapmak vardı. Politikacıların arasına karışıp bir sürüsüyle tanışmıştım. Fahişelerle ilgilenmenin daha iyi olduğuna kani olmuştum çünkü fahişelerin hiç değilse kendi usullerince bir gururu ve bazı prensipleri var. Öte yandan bir kerhaneyi yönetmek, belediyeyi yönetmek kadar kolay değil.
Sayfa 114
Diploma Enflasyonu
İşin gerçeği, daha fazla kişiyi üniversiteden mezun etmek, çoğu mezunun gönlündeki profesyonel, teknik ve idari işlerin işgücündeki oranını artırmıyor. Peki ne oluyor? Diploma enflasyonu. Eskiden lise diploması gerektiren işler artık dört yıllık üniversite diploması gerektiriyor. Yüksek lisans, eski lisansa denk geliyor. Seçkin olmayan üniversitelerin diplomalarının değeri düşüyor. Üniversitelerde doluşturduğumuz gençler arasından mezun olmayı başaranların bulacakları yüksek vasıf gerektiren işlerin sayısal sınırına dayandık artık. Sorun şu ki vasıf merdiveni aslında merdiven değil, piramit. Ve piramidin üstünde anca belli bir miktar kişiye yer var.
Sayfa 286
İnsanlığın Düşüşü
9/10
·336 syf.·
2025 4. kitabı
Hayal kırıklığı bir best seller kitabından sonra (bkz. #277258565 ), okunacaklar listemde olan başka bir best seller yüzümü güldürmeyi başardı. Yanlış hatırlamıyorsam kitabı ilk olarak M. Serdar Kuzuloğlu'ndan duymuştum. Yıllar sonra teknolojinin ilerleyişi konusuna ilgim vesilesiyle kitaba başladım. Başlık sizi yanıltmasın konu sadece robotlar değil, teknolojinin nereden gelip nereye gittiği konusunda eldeki bilgilerle yazarın öngörülerini okuyoruz. Burada ne yazık ki şu uyarıyı yapmam gerekiyor, kitap biraz eski. 2015 yılı ve öncesini içeren bilgiler kitapta yer alıyor. Yani kitabı okumak için biraz geç kalmış olabilirim. Tabii ki sadece şu an ve gelecek ile ilgileniyorsam! Geçmişte ne olup bitti de bu günlere geldik, aslında büyük bir teknolojik zıplama mı yaptık yoksa birileri çalışıyordu da biz mi görmüyorduk gibi soruların cevabı içinse kitap hala çok güzel bir kaynak konumunda. Kitabın beğendiğim yönlerinden birisi: Teknolojinin ekonomiden bağımsız olamayacağını gören yazarın her şeye dar bir pencereden bakmayıp; toplumsal yapı, siyasi durumlar, ekonomik gidişat, insanlık problemleri gibi detaylarla konuyu bütün şeklinde ele alma çabası. Mesela negatif enflasyon neden istenmez? Sorusunun cevabı kitapta basit bir dille anlatılmış. Bizler için ufak bir olumsuzluk ise konunun Amerikan ekonomisi ve orada yaşanan tarihi olaylara dayanarak anlatılması. Yüksek teknoloji üretiminde çok geride olan ancak iş tüketmeye geldiğinde her şeyin son çıkanına saldıran bir toplum olarak bu durumu yadırgamamamız gerek. Şu an herkesin dilinde olan yapay zekâ aslında çok uzun zamandır çalışılan bir konu ve yeni yeni meyvelerinin toplanmaya başlandığı bir dönemdeyiz. Şu an kitabı okuyunca yazarın gelecekte yaşanabilir diye not düştüğü şeylerin
Yapay Zeka
Robotların YükselişiMartin Ford · Kronik Kitap · 2018671 okunma
Friendzone
5/10
·536 syf.·
2025 3. kitabı
Kitap okumaya vakit ayırmadığımı fark ettiğim bir dönemde okuma hevesimi tekrar kazanabilmek için bir roman seçmek istemiştim. Bilgisayar oyunları ve geliştirme süreçlerine ilgim sebebiyle bu romanı daha önce okunacaklar listeme kaydetmiştim. Best seller vurgusu biraz beklentimi de yükseltince başlamaya karar verdim. Biliyorum, aslında best seller demek bazen de acaba hiç başlamasam mı sorusunu sormak demektir. Kitap bir kız ve bir erkek çocuğun hastanede dramatik bir şekilde tanışması ile başlıyor. Bilgisayar oyunlarını oynamayı seven(hangi çocuk sevmez ki!) bu iki ufaklık kendilerini samimi bir arkadaşlığın içinde buluyor. Dönem dönem birbirlerinden uzaklaşsalar da bir şekilde tekrar bir araya geliyor ve bu kopuşları çok da deşmeden ilerlemeye devam ediyorlar. Başlarda çocuk olan karakterlerimizin gençlik ve yetişkinlik dönemlerine kadar tanıklık ediyoruz. Birlikte çok uzun süre vakit geçirip, kimseyle paylaşılmayan anları birlikte paylaştıkları için bu arkadaşlık adı konulmamış farklı bir ilişkiye dönüşüyor. Hayatın karmaşıklığı içerisinde bunun basit bir arkadaşlığın ötesinde olduğunu bildikleri halde, birbirlerini sevdiklerini de bir türlü itiraf edemiyorlar. Bu keşmekeşlikte bir de 3. kişiler sevgililik mertebesiyle aralarına girince kıskançlıklar ve yaşanamamışlıkların gerginliği de üstlerine bir kara bulut şeklinde çöküyor. Ne ayrı olabiliyorlar ne de birlikte yapabiliyorlar. Bu durum bir yerden sonra birbirlerine duygusal bir eziyetten başka bir şey olmuyor. Mutluluk doğuştan yazgılarında yok sanki... Yazar hikayenin çarpıcılığını sağlayabilmek adına hep olumsuzluğu, mutsuzluğu ve üzücü olayları kullanmış. Bu durum biz okurları olumsuz bir atmosferin içerisine sokuyor. Çok fazla yüzeysel süper kahraman filmi/dizisi izlediğim için mi garipsedim bilmiyorum,
İlişkiler
Yarın, ve Yarın, ve YarınGabrielle Zevin · April Yayıncılık · 2024300 okunma