Seda

Şöyle ki, bu ülkenin yurttaşları anayasanın kendilerine bahşettiği hakların düzenli olarak yürürlükte olmasını talep etmek gibi sağlıklı bir alışkanlığa sahip olmadıklarından, askıya alınan şeyin hesabını sormamaları mantıklı, hatta doğaldı.
Reklam
Bütün insani hakikatlerde daima kaygı verici, üzücü bir yan vardır, bizler böyleyiz, üstelik ben sadece yaşamın kırılganlığından söz etmiyorum, bizler her an yok olma tehdidi altındaki küçük ve titrek birer aleviz ve korkarız, özellikle korkarız
Nasıl para isteyebilirim bu karyola için? Güzelim dokunuşlar, hızlanan yürek atışları,bahar kokusuyla yüklü tat için para istenemez ki. Ama bir karyolanın, alt tarafı anlamsız bir düzlemin bir şeyleri, hele birini düşündürebilmesi ne ahmaklık. Bir insanla bir karyola arasında bağlantı kurulur mu hiç? Birlikte yenilen bir yemekten sonra, sıyrılmış tavuk kemiklerine bağlanmak, onları çöp tenekesine atamamak neyse bu da o.
9/10
·149 syf.··
2018 96. kitabı
Birbirinden bağımsız 14 öyküden oluşan bu kitap yarı biyografik özellikler barındırıyor. Soysal, gözlemlerini ince ince dokuyarak aktarıyor. Her öykünün farklı bir kahramanı ve farklı sorunları var. Birey üzerinden toplumu gösteriyor, belki de Sevgi Soysal'ın bireylikten topluma yönelişinin kitabı olabilir. Kitabın kadın kahramanları aslında biziz. Toplumla yaşadığımız o çatışmalar, içsel bungunluklar, dayatmalar, çıkmazlar; ayaklarının üzerinde durma, kendini keşfetme hepsi biziz. Bir yerinden de olsa dokunduk, dokunuyoruz.
Barış Adlı ÇocukSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 2012295 okunma