Evet Orhan Kemal marksist düşünceyi benimseyerek kitaplarını yazıyor . Ve kitapta zamanında yaşanılan toplum gerçeklikleri yer almakta . Gelin kaynana çatışması gayet sade ve anlaşır bir şekilde ele alınmış . Okurken ilahi adalet diyip iç soğutmalık şekilde devam ederken son bölümler olan 22-23. de sonucu yine de üzüyor . Ama romanı okuyana kadar sinir krizleri geçirtebiliyor . Nazan karakteri birazcık polyanna . Dikkatimi çeken bazı yerler de vardı. Mesela ;
Syf - 162 Tam hatırlayamadım ama romanda Atatürk’ün şapka kanunun bahsini geçiriyordu . Bu sözde modernleşme ve batılaşmanın doğru bulduğu , sarıkların kalkması (asıl bahsedilen hocaların, şeyhlerin vs) gerektiğini savunuyordu .
Syf-230-244 Mazhar karakterinin devrimciliğinden ve bu devrimciliğin muhakkaklığından bahsediyor.
Syf-334 Allaha karşı : “ insanları bu hale düşürmek büyüklüğünün şanından olamaz” gibi bir cümle geçiyordu dikkatimi çekti .
Zaten Orhan Kemal zamanın sol görüşüne sahip bir yazar Bu romanında da görüşünü bağırmadan anlatan, derin bir toplumcu romanı oluşturmuştur . ( Fikrimce)
Aslında roman varoluşun konusunu işlemiş fakat çok sıkıcıydı . Bi an 110 sayfalık kitabı yarıda bırakmak istedim . Şükür bitti . Nesnel duyguları var olan mösyö meursault toplum tarafından dışlanıyor. Bu dışlanış gün sonunda idama götürüyor . İşlediği cinayetten yargılanmaktan ziyade annesinin vefatına veremediği derin acı ve duyguları yüzünden duygusuz bir katil ilan edilip idama karar verilen biri olarak kalıyor.
Bir çırpıda okunacak kitaplar listesinde kesinlikle . Gayet dili akıcı ve net . Her sayfasını heyecanla çeviriyorsunuz. Genel olarak kitabın konusuna gelirsek 5 arkadaşın anıları hatıraları intikamları etrafında dönüyor . Anna , Cat, Helen , Zoe ve Rachel. Hatalar , pişmanlıklar ve intikamlar . Uzun süre katili bulamadım daha sonra tahminde bulundum fakat hiç ummadığım bir kişi çıktı . Ve öyle kurgu ve plan beni dehşete düşürdü desem yalan olmaz sanırım . En çok etkilendiğim kısım arkadaşların toplandığı doğum günü gecesi ve son katilin açıklaması …. Kesinlikle gerilim polisiye seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim . Tabii gerilim dışında Anna ile Jack ‘in kurgu arasındaki yaşanan sevgisi de insanı gülümseten kısımlar oldu
Ezidi/ yezidiliği gereksiz övmüş ve acındırmıştır. Resmen dini Müslümanlara yumuşatmaya ve özendirmeye çalışmış . Gereksiz saçmaydı. Ama onun dışındaki olay örgüsü iyiydi . Gayet akıcı
Gelişen hikayeler zaten kendini kitabın içine çekiyor. Okudukça merak ederek devam ediyor. Mehmet'in aşk hikayesi , gazeteci kız ve Ahmet Bey ve nice karakter. Ama son bölümü bu kadar ters köşe olması inanılmaz şaşırttı . Gerçekten ağzım açık okudum . Şaşırtıcı olmasının yanı sıra bir o kadar da hüzünlendirdi aslında. Çok beğendim ve okuyacak olanlara şiddetle tavsiyemdir .