Belki yarın öleceğim!.. Dünyada beni tam olarak anlamış hiçbir yaratık kalmayacak. Bazıları beni olduğumdan kötü, bazıları olduğumdan iyi sanır. Bazıları iyi bir adamdı, öbürleri, rezilin tekiydi, diyecekler. İkisi de yanlış olacak. Böyleyken yaşamaya değer mi zaten? Yine de insan yaşıyor- merak yüzünden. Yeni bir şeyler bekleyip duruyor... Saçma, sinir bozucu bir durum!
Bütün dünyayı sevmeye hazırdım; değerlendiren çıkmadı: Böylelikle de nefret etmeyi öğrendim. Renkli gençliğimi, kendime ve dünyaya karşı giriştiğim savaşta tükettim.
Kötülük kavramı, gerçeğe uygulanmak istenmedikçe, insan kafasında biçimlenemez. Fikirler, organik yaratıklardır. Derler ki, doğuşlarından biçim alır fikirler, bu biçim de eylemdir; kafasında daha fazla fikir barındıran biri, ötekilerden daha eylemcidir. Bu yüzden de memur masasına bağlanmış bir dahi, ya tıpkı durgun bir hayat süren, örnek davranışlar gösteren, sonra da damar tıkanmasından ölüveren biri gibi ölmek ya da çıldırmak zorundadır.
Karşı çıkmak, vazgeçemediğim bir tutkumdur, zaten bütün hayatım üzücü ve kırıcı bir karşı çıkmalar zincirinden ibaret, gerek duygularıma gerek mantığıma.