Her şey buna, dönebilmeye bağlı zaten. Dünyanın bir noktasından hasret çekmek, gitmek ve yeniden ulaşmak. Bağlı olduğunuz bu nokta olmasa, ne onu ne de başka bir yeri sevebilirdiniz. Hiçbir yerde olmadığınız için, hareket edecek bir yeriniz olmazdı. Öte yandan, sadece bu noktaya sahip olmak da hiçbir yerde olmamak demektir. Bu durumda onu düşünmez, hasretini çekmez, sevemezsiniz. İyi bir şey değildir bu. Düşünmeli, hasret çekmeli, sevmelisiniz. Bunun için yola çıkmaya hazırlanın.
İnsan ağaç değildir. İnsanın mutsuzluğu bağlılıktır. Bağlılık insanın cesaretini yok eder, kendine güvenini azaltır. Bir yere bağlanmakla insan, uygun olmayanlar dahil bütün şartları kabullenmiş ve kendisini bekleyen belirsizlikle kendi kendini korkutmuş olur. Değişiklik ona, terk etmek, elde ettiklerini yitirmek gibi görünür. İşgal ettiği yere gelip başkasının yerleşeceğini, kendisinin de her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağını sanır. Gerçek yaşlılığın başlangıcı, yerleşmektir. Korkmadığı sürece gençtir insan.
Özgür olduğuma dair boş bir inançtan başka, özgürlük namına bir şeyim yoktu. Yıllarca kim bilir kimlerin ve ne kadar gözün tutsağı olmuştum. Fark ettiğimden çok daha önce başlamıştı mutsuzluğum.