Sıkıntılı düşünceler büyüdükçe üzerine atılıp yatıştırıyordum. Unutmaya çalıştım ve kaçtım. Ama kişi kendi duygularının çeperlerine kadar doldurduğu bir dolabın içinde ne yana kaçabilir.
Yaşlı adamın gözlerine tatlı bir ışıltı yerleşti artık. Elindeki bastonu muntazam dairelerle çevirip yoldan gelip geçenlere "insanlar, yorgun insanlar, büyümeyin, büyümeyin" demeye başladı.