Eskidenmiş o: Boston'da bir çocuk kaçırılınca Hamburg'daki halkın uyku yüzüne hasret kalışı. Eskidenmiş, Paris'te bir adam balondan düşüp parçalanınca San Franciscoluların yas tutması.
- Ona bakarsan ben kimseyi Sibirya'ya göndermiş değilim. Ben göndermedim.
- Hayır, kimse bizi Sibirya'ya göndermedi. Biz kendi kendimize gittik. Hepimiz kendiliğimizden gittik. Bazıları da kendiliklerinden orada kaldılar. Kar altında, kum altında. Şansları varmış kalanların, ölenlerin.
- Hele feleğin çemberinden geçin bir kere, genç dostum! Hayatı biraz koklayın, tadın, hele! Peki, şimdiye kadar ne yaptınız?
- Hiç! Harp! Aç kaldık. Donduk. Ateş ettik. Harp. Hepsi bu kadar.