Her ne kadar İslamofobinin yegâne kaynağı olarak Müslümanları görmek çok haksız bir tespit olsa da İslamofobinin Müslümanlardan kaynaklanan bir yönü olduğunu da göz önüne almak doğru olacaktır. Kirman (2010), İslamofobinin oluşmasında Müslümanların da etkisi olabileceğini belirtmektedir.
Özyürek (2010), bu gerçeği çarpıcı bir örnekle aktarmaktadır. Alman mühtediler üzerine yaptığı araştırmasında Özyürek, çok sık bir şekilde şu ifadeyle karşılaştığını belirtmektedir: "İslam'la tanışmadan önce Müslümanlarla tanışsaydım asla Müslüman olmazdım".
Akdemir'e (2017) göre İslamofobinin Müslümanlardan kaynaklanan sebepleri (1) selefi yorum ve (2) Batı'da Müslüman nüfus yoğunluğudur. Rahman (2007) ise İslamofobinin Müslümanlarla ilgili kaynaklarını (1) Müslümanların yanlış temsil edilmeleri ve (2) küresel İslami hareketlerin amacından şaşmış ve abartılı anlatıları olarak saymaktadır. İslam'ın şiddet dini olduğu şeklindeki yaygın İslamofobik söylemin oluşmasında "bazı Müslümanların aşırı tavır ve davranışlarının da rol oynadığını söylemek gerekir" (Hıdır, 2012, s. 155).
Özetle, Müslümanların yeterli özeleştiri yapmamaları, şiddet kültürü, kadın hakları konusundaki tutumları, aşırı dini yo- rumların rahatça taraftar toplayabilmesi, dışa kapalılık, değişime karşı direnç, temsil sorunu ve toptancı bir bakış açısıyla gösterilen Batı düşmanlığı, İslamofobinin Müslümanlardan kaynaklanan sebepleri arasında sayılabilir.
Ne kadar anlamsız sıkıntılar çekerse, bir gün başarısı o kadar anlam kazanır.
Eskiler “Hocanın vurduğu yerde gül biter” derlermiş. Siz de o zamandan beri çok ilerlediğimizi sanıyorsunuz.