SILA

SILA
@_sonsahife
Mutluluk dispozitifi insanları tekilleştirerek toplumun siyasi ve dayanışmacı yönlerini yitirmesine yol açar. Mutluluk herkesin kendi başına uğraşması gereken bir şeydir. Kişiye özel bir hale gelmiştir. Eziyet de kişinin kendi başarısızlığının sonucu olarak yorumlanır. Böylece devrimin yerini depresyon alır. Kendi ruhu­muzu tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplum­sal ilişkileri gözden kaçırırız. Korku ve güvensizlikle boğuşurken bunun sorumlusunun toplum değil kendimiz olduğunu düşünürüz. Halbuki devrimin mayası birlikte hissedilen acıdır.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Reklam
Çocukken, yetişkinlerin her şeyin yolunda gittiği bir dünyanın anahtarını elinde bulundurduğundan, mutlu olmak için onları taklit etmenin yeterli olacağından, acılarımızın deneyimsizliğimizin ve bilinmeze dair korkularımızın bir sonucu olduğundan emindik. Fakat yetişkinliğe ulaşınca büyümenin barikatların arkasına sığınmak, olası tuzaklardan uzak durmak olduğunu görüyordu insan.
Sayfa 130·Kitabı okudu
"Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutluluğunu da bitirirsiniz."
Sayfa 9·Kitabı okudu
Gizli üzüntüler aleni sefaletlerden çok daha yakıcıdır.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Güya barışın hüküm sürdüğü, sanat dallarının gelişip serpildiği şehirlerde yaşayan insanların içi, kuşatma altındaki bir şehrin maruz kaldığı felaketlerden daha çok hasetle ve kaygıyla kavruluyor.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam