Kitabın en güçlü temalarından biri aydın çıkmazıdır. Çok bilen, çok düşünen, her şeyi eleştiren; fakat yaşamın içine karışamayan insan tipi eserin merkezindedir. Bu karakter, yalnızca bir dönemin değil, her çağın ortak yalnızlığını temsil eder. Bunun yanında bürokrasi ve kurumsal yapı da sert bir eleştiriyle işlenir. İnsanların sorun çözmek için kurduğu düzenlerin zamanla insanı ezen yapılara dönüşmesi, Atay’ın keskin ironisiyle anlatılır.
Bence Eylembilim tamamlanmamış hâliyle bile birçok tamamlanmış romandan daha canlıdır. Çünkü kusursuz değil, dürüsttür. Bitmemiş olması bile temasıyla uyumludur: eyleme geçemeyen, yarım kalan, geciken insanın kitabı sanki kendisi de yarım kalmıştır.Bu yüzden eserin eksikliği zayıflık değil, estetik bir kader gibi görünür.
Ayrıca şunu da düşünüyorum: Eğer tamamlansaydı belki daha düzenli olurdu, ama belki de bugünkü büyüsünü kaybederdi. Şimdi elimizde bir roman değil de düşüncenin harabesi var; ve bazen harabeler saraylardan daha etkileyicidir.