Sanayi devrimi dönemlerinde Fransa'da maden işçilerinin çalışma yaşamını ve günlük hayatını konu alan bir başyapıt.
İşsiz bir gencin madende işe girmesiyle başlıyor. Zor şartlar altında çalıştırılıp, hayvan sürüsü gibi muamele gören işçilerin ve ailelerinin dramını gözler önüne seriyor Emile Zola. Üstelik emeklerinin karşılığını alamadan, neredeyse bedavaya çalışıyormuşcasına düşük ücretlerle maaş alıyorlar. Çalıştıkları halde ekmek alacak parayı zor buluyorlar. Yinede coğrafya kaderdir sözünü benimseyerek ve 3 kuşaktır çalışıyoruz diyerek isyan etselerde, dededen 9 yaşındaki çocuğa kadar madende çalışmaya devam ediyorlar. Çok düşük bir zam istedikleri halde işveren kesim bunu çok görüyor ve zama yanaşmıyor. İşe giren gencimiz önderliğinde grev başlıyor. Grev olduğunda daha da vahim oluyor, kontrol edilemez hale geliyor. İşverenle orta yolu bulamıyorlar. Aç kalıyorlar ve aç kalınca iyice insanlıktan çıkıp cinayet işlemeyi bile göze alıyorlar. Peki ya ne oluyor istediklerini alabiliyorlar mı? Tabi ki hayır. Yine de bu kapitalizme karşı ayaklanmanın başlangıcı oluyor.
Kitabı bitirdiğimde aklıma gelen tek soru adil olmak bu kadar mı zor?
Kentsoylu zengin kesim bollukta gününü gün ederken. Hayvan gibi çalıştırılıp, yüzünü bile görmedikleri insanları zengin eden işçi kesim üç kuruş zam istediği halde insan yerine konmuyor. Günümüzde de halen işçi ve işveren arasındaki bu sorun devam ederken kitaptan bir cümleyle bu incelemeyi bitiriyorum.
"Darwin haklı mıydı acaba? Dünya insan türünün yaşaması ve güzelleşmesi için güçlülerin zayıfları yuttuğu bir savaş alanı mıydı?"
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,4bin okunma