Halid Ziya Uşaklıgil tarafından kaleme alınan bu eser, hikâye türünü derinlemesine ele alan bir inceleme niteliği taşır.
Kitap; hikâyenin ne olduğuna dair bir çerçeve sunarken, romanın kısa tarihine de zarif bir geçiş yapar. Yazar, kendi yaşadığı dönemde edebiyat dünyasında hikâyenin konumunu gözler önüne serer; aynı zamanda dönemin baskın akımları olan realizm ve romantizmi açıklayarak bu anlayışları benimseyen yazarları ve eserlerini inceler. Bu iki edebî yaklaşımı, okura tarafsız bir biçimde sunarken kendi değerlendirmelerinde daha belirgin bir duruş sergiler. Türk ve dünya edebiyatını hikâye odağında karşılaştırarak geniş bir perspektif kurar.
Eserde yer alan makaleler, yazıldıkları dönemin edebî beklentilerine ışık tutar; nasıl hikâyeler yazılması gerektiğini, hangi eserlerin tercüme edilmesinin uygun olacağını ve Türk hikâyeciliğinin nasıl bir gelişim izleyeceğini tartışır. Bununla birlikte kitap, hikâyenin kökenine inerek eski çağlardan itibaren bu türün doğuşunu ve zaman içindeki dönüşümünü de anlatır.
“Hikâye Nedir?” yalnızca öğretici bir metin olmakla kalmaz; yayınevinin eklediği dipnotlarla da metni zenginleştirir, okurun kavrayışını derinleştiren açıklayıcı bir rehber hâline gelir.