s

7/10
·166 syf.··
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 00:05
Gündüz Vassaf’ın eşinin hamileliğinin 3. Ayında yazmaya başladığı mektupların toplandığı kitabı. Oğlu doğana kadar olan süreçte yaşadıklarını, hissettiklerini, geleceğe dair umutlarını ve heyecanlarını fazla açık bir dille yazmış. Sansürsüz mektuplar okuyoruz, kitabın sol taraflarında bu mektupların orijinallerine yer verilmiş. Akıcı ve hızlı bir okuma oldu benim için. Özellikle son bölüm (doğum zamanını anlattığı hastane kısmı) oldukça etkileyiciydi. Film etkisiyle gözümde canlandı, ben bile bu kadar etkilendiysem oğlu kim bilir neler hissetmiştir diye düşünmeden edemedim.
Duygu ve Düşünce
DoğanaGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202534 okunma
Reklam
Çinli Bir Köylü Çocuğunun Dönüşümünden Çin'in Değişimine...
8/10
·96 syf.··
2023 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 16:11
Öykünün girişi Mo Yan'ın bu kitabı neden ve nasıl yazmaya başladığını açıklamasıyla başlıyor. Bu yazıya bir yayınevinin editörünün Çin'in geçmişten günümüze yaşadığı değişimi kaleme alıp alamayacağını sormasıyla başladığını dile getiriyor. Hatta ilk başta bu konu oldukça karmaşık ve zor olacağı için bu girişimin altından kalkamayacağını söyleyerek teklifi red bile etmiş. Ancak yayınevi editörünün yazı konusunda kendisini tamamen özgür bırakmasıyla yazmaya başlamış ki bu özgür bırakışın işini daha da zorlaştırdığını da dile getiriyor. Aslında baktığımız zaman hepimiz için öyle değil midir; üzerinde çalışacağımız konuda ne kadar özgür bırakılırsak o kadar elimiz ayağımıza dolaşır ve konu sınırlamasında zorlanırız. Çalışmada özelleşmek bir yerde işleri kolaylaştırıcı bir etki yaratır. Yazar da bu noktada "Ne yazmak istiyorsam onu yazamayacağımı anladım" diyor ve kendi otobiyografisi üzerinden Çin'in 1960larından günümüze uzanan siyasal, kültürel ve toplumsal gelişimini anlatıyor. Ancak siz kitabı okurken bu değişimi akademik bir dilden ziyade toplumun en alt tabakasının yaşamının değişimi üzerinden görüyorsunuz. Yazarın okul hayatından, dönemin siyasetinin toplumun en küçük yapı taşı olan ailelerin yaşamına ve bunun da okuldaki öğrenci ve öğretmenlerin tutumuna nasıl etki ettiğini, askerlik yaşantısından dönemin komünizm bakış açısını ve bunun halk üstündeki etkilerini okuyoruz. Özellikle yazarın kalemini çok sevdiğimi söyleyebilirim. Zaten kendisi 2012 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibiymiş. Çin hakkında hiçbir şey merak etmeyen kişilerin bile sıkılmadan tek oturuşta okuyacağını düşündüğüm akıcı bir öyküydü. Tavsiye edilir!
Edebiyat
DeğişimMo Yan · Can Yayınları · 20161,433 okunma
Bir kadının kendini bulma hikayesi
7/10
·200 syf.··
2023 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 12:13
Uzun zamandır kitaplığımda olan ve okumayı çok merak ettiğim bir kitaptı Uyanış. Özellikle yazarın kitapla dönemin feminist vuruşlarından birini yaptığını ve çok fazla tartışıldığını okumuştum. Bu yüzden ekstra merak ederek aldım elime, biraz da beklentiye girdim açıkçası. Çünkü feminizm ve kadın anlatan kitapları hep başka bir merakla ve beklentiyle okumaya başlarım. Tüm bu ön sözden sonra kitabı kısacık spoiler vermeden özetleyeyim: Edna Pontellier 28 yaşında iki çocuk annesi evli bir kadındır. Evliliğini aşık olmadan ancak büyük bir güven duygusuyla yapmıştır. Bir yaz dönemi ailecek gittikleri bir adada başka birçok aile dostu edinerek kendi içindeki gerçek benliğini tanımaya başlar. Kitap boyunca Edna'nın kendini tanıyarak zihninin ve bedeninin nasıl uyandığını okuyoruz. Chopin'in dili oldukça akıcı yalnızca ben hemen her sayfada olan fransızca kelime ve cümlelerden çok yoruldum, muhtemelen orijinal dilinde yazar bu şekilde yazdığı için çevirmen böyle çevirdi kendisine sözüm yok ama benim için çok da anlamlı olmayan bir durum oldu bu. Yazarın bu yazım diliyle vermeye çalıştığı hissiyatı anlayabiliyorum ancak kitabın akışının bozulduğunu ve okuyucuyu çok fazla böldüğünü düşünüyorum bu durumun. Çok beklentiye girdiğim içindir belki bende aradığım o büyük etkiyi yaratmadı kitap. Daha çarpıcı olmasını beklerdim. Bu tamamen benim fazla tokatlayıcı kitap sevmemle alakalı da olabilir. Kendini bulmak ve ve yalnızca kendine ait olmak isteyenler için bibliyoterapi niteliğinde bir kitap olabilir. "İşlerin bir şekilde kendiliğinden rayına gireceğini hissediyordu fakat ne olursa olsun, bir daha asla kendisinden başka hiç kimseye ait olmamaya kararlıydı." syf 132 "
Edebiyat
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,421 okunma
Yaklaşık 70 sayfalık bir okumadan sonra hiç istemesem de üzülerek yarım bırakıyorum kitabı, maalesef hiç içine çekmedi beni hikâye. 70 sayfalık okuma sonrasında da çekmediyse demek ki sevmemişimdir diyerek vazgeçiyorum. Hikâye Polonya'nın soğuk bir kış gününde bir köyünde geçiyor. Kışın köyde yaşayan 3 sakinden biri ölü bulunuyor evinde ve böylece hikâye ilerliyor. Dediğim gibi beni içine çekmedi, özellikle yazar ödüllü bir yazar olduğu ve çok sevdiğim birkaç arkadaşımdan öneri olarak duyduğum için çok büyük beklentiyle başlamıştım okumaya ama yolculuğumuzu burda bitiriyorum. :)
1000Kitap
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,059 okunma
Bütün kırık kanatları güçlendir
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 15:40
Uzun zamandır beni bu kadar içine çeken, okurken çok hüzünlendiğim ve hatta mola verip ağladığım bir kitap olmamıştı. Halil Cibran okumaya yeni başladım. İyi ki de bu yaşıma denk gelmiş bu karşılaşma da onun kalemini özümseyebilmişim diye avutuyorum kendimi. Kitaba gelecek olursak bir aşk hikayesi anlatıyor bize ancak öyle bir aşk hikayesi ki bu aynı zamanda Doğu'nun kadınını, dinin insanlar üzerinde yarattığı o sarsılmaz etkiyi iliklerimize kadar hissediyoruz bu aşkın içinde. Annesini küçük yaşta kaybedip yörenin zenginlerinden olan babasıyla yaşayan Selma'nın, kitabın anlatıcısı ve muhtemelen de yaşayanı olan Halil Cibran ile tanışmasıyla başlayan aşk hikayesinin başladığı gün de imkansız hale gelmesiyle kitap boyunca kavuşamayan ama aslında hiç de ayrılmayan iki ruh okuyoruz. Cibran'ın kalemini Ermiş'i okuduğumda da çok sevmiştim. Yine çok sevdim. Pastoral betimlemeleri, bakış açısı beni aldı bambaşka boyutlara götürdü. Hüzünlü ama bir o kadar da tatmin edici bir okuma oldu benim için. Ve son olarak Selma'nın içime işleyen duasıyla bitirmek istiyorum bu yazıyı: "Acı bana Tanrım, bütün kırık kanatları güçlendir."
Edebiyat
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
Reklam