İyilik! Sen bastığın yerde çiçekler büyüten kutlu dost!
İyilik! Sen, yanağında bulutlar terleyen dilâra!
İyilik! Sen, hüsn ü ânının peşinde savrulup gittiğimiz nur-ı dide!
İyilik! Sen, hasretiyle kor ateşlere döndüğümüz ahsen-i takvim!
İyilik!
Geriye dönecek çağında mısın? Ve bir gün, bir gül fecrinde, eski yollardan çıkıp gelir misin?!.
Güneş katlanıp dürülmeden...
...Ve yıldızlar kararıp dökülmeden.