Bu klasik tiyatro kitabı, başlarda eğlenceli ve Mösyö Jourdain delilikleri ile gayet güzeldi. Kitap zaten tiyatro olduğu için, yazarın dili ve tarzı da gerçekten çok iyi olduğundan kaynaklı eser akıp gidiyor. Bu konuda hiçbir sıkıntı yoktu. Bir klasik eseri eleştirmek elbette ki haddim değil. Lakin kitabın sonlarına doğru Türkler'in dili, dini, giyimi ile bu kadar alay edilerek yazılmış olması aslında bizi hiçbir yüzyıl da kabul etmediklerini ve nefretlerini resmen önümüze sermiş durumda. Ayrıca Arap kültürünün o dönem de bile Türk ve İslam kültürü sanılması korkunç. Kitabın bu bölümlerinde yazarın cahil gibi hissettirmesi, bu kadar büyük bir ismin nasıl araştırma yapmamış olduğunu, belki de bilerek, sırf sinirlendirmek için böyle yazmış olduğunu düşünüp durdum. Bunları düşünmekten kitabın ana konusundan uzaklaştığımı ise şuan fark ediyorum. Aslında vermek istediği mesaj çok güzel iken bir anda milli ve dini değerlerimizi bu kadar ayaklar altına almış olmaları akıl alır değil. Kitap aslında eğlenceli ve düşündürücü olmasına rağmen sırf dönemin yöneticisinin Türkler'e sinirlenmesi üzerine, bir sanatın böyle çirkin kullanılması hiç hoş olmamış. Daha önce de belirttiğim gibi bunları bu yazara yazmak benim haddim olmaya bilir ama bize ve değerlerimize bu kadar hakaret edilmesi de yazarın haddine olmamalıydı. Tekrar belirtmek istiyorum vermek istediği mesaja ve eğlenceli olmasına rağmen bu kitabı beğenmedim. Ve sinir olduğum için alıntı bile paylaşmak istemiyorum bu kitapta. Okunması için de tabi ki kitabın okunmasını tavsiye ediyorum. O dönemde bile bize ne gözle baktıklarını herkes görmeli.