Yaren Tamer

Yaren Tamer
1/10
·110 syf.··
2025 28. kitabı
Bu klasik tiyatro kitabı, başlarda eğlenceli ve Mösyö Jourdain delilikleri ile gayet güzeldi. Kitap zaten tiyatro olduğu için, yazarın dili ve tarzı da gerçekten çok iyi olduğundan kaynaklı eser akıp gidiyor. Bu konuda hiçbir sıkıntı yoktu. Bir klasik eseri eleştirmek elbette ki haddim değil. Lakin kitabın sonlarına doğru Türkler'in dili, dini, giyimi ile bu kadar alay edilerek yazılmış olması aslında bizi hiçbir yüzyıl da kabul etmediklerini ve nefretlerini resmen önümüze sermiş durumda. Ayrıca Arap kültürünün o dönem de bile Türk ve İslam kültürü sanılması korkunç. Kitabın bu bölümlerinde yazarın cahil gibi hissettirmesi, bu kadar büyük bir ismin nasıl araştırma yapmamış olduğunu, belki de bilerek, sırf sinirlendirmek için böyle yazmış olduğunu düşünüp durdum. Bunları düşünmekten kitabın ana konusundan uzaklaştığımı ise şuan fark ediyorum. Aslında vermek istediği mesaj çok güzel iken bir anda milli ve dini değerlerimizi bu kadar ayaklar altına almış olmaları akıl alır değil. Kitap aslında eğlenceli ve düşündürücü olmasına rağmen sırf dönemin yöneticisinin Türkler'e sinirlenmesi üzerine, bir sanatın böyle çirkin kullanılması hiç hoş olmamış. Daha önce de belirttiğim gibi bunları bu yazara yazmak benim haddim olmaya bilir ama bize ve değerlerimize bu kadar hakaret edilmesi de yazarın haddine olmamalıydı. Tekrar belirtmek istiyorum vermek istediği mesaja ve eğlenceli olmasına rağmen bu kitabı beğenmedim. Ve sinir olduğum için alıntı bile paylaşmak istemiyorum bu kitapta. Okunması için de tabi ki kitabın okunmasını tavsiye ediyorum. O dönemde bile bize ne gözle baktıklarını herkes görmeli.
Kibarlık BudalasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2025 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 00:00
·
(Spoiler içerebilir!) Uzun zamandır okuduğum kitapların hepsinin beni etkilediğini düşünürdüm. Ama bu kitap ile bu duygudan ne kadar uzak kaldığımı anladım. O kadar etkileyici ve o kadar sürükleyici bir kitaptı ki. Yazım dili, karakterleri, olayların akışı çok hızlı ve akıcıydı. Beş yaşında bir çocuğun yaşadıkları insanın boynuna urgan gibi yapışır mı? Oluyormuş işte. Kitap karakteri bile olsa. Elime bir fırsat verseler bir kitabı değiştirme hakkım olsa yada kesinlikle Şeker Portakalı olurdu. Zezé tüm bunları o kadar hak etmedi ki. Kitabın bitmesinin üzerine saatler geçti hâlâ kurtulamadım etkisinden. Kitabı bitirince hem nasıl bu zamana kadar okumadığımı sorguladım hem de neden okuduğumu. Tekrar bir şansım olsa okur muydum emin değilim. Ama okuduğumda da klasikler içinde en başlarda yerini alabildi. Hem bu kadar üzülüp hem de bu kadar sevmeyi ben de beklemiyordum. Zezé dışındaki tüm karakterlere de aşırı öfkeli hissettim kitap boyunca, suçlu suçsuz herkese. İşe yaramaz babasına, bencil abisine, Zezé 'nin dediği gibi olan büyük ablasına, hatta Portuga'ya bile. Onu bu yaşında bu kadar hassas kalpli olmaya mahkum ettikleri için. Galiba her okuyan ondan izler buluyor kendinde. O kadar küçük yaşında her şeyi anlayıp, her suçu üstlenip, üstüne bir de dayak yiyor herkesten. Zezé dışındaki her karakterden ayrı ayrı nefret ediyorum. Duyguları yerle bir edebilen bir kitapmış. Çok karmaşık hissediyorum. Ama bir şansım olsa okumazdım hiç bu kitabı. Yine de ilk beş kitap arasında yerini aldı.
İnceleme
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2024 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2024 00:00
Cennette sıkılan bir Şeytan düşünün, yeryüzüne oyun kurmaya gelmiş, eğlenmek isteyen ve insanları kendinden aşağı gören bir Şeytan. Bay Henry Wandergood'un bedenini kendine maske edinmiş Şeytan yeryüzüne iner, Wandergood'un hayatını yaşamaya başlar. Birgün yolda kaza yapar ve hayat onu Thomas Magnus'un evine sürükler. Hikaye burada gelişir. Birde Magnus'un kızı olarak tanıttığı Maria'ya aşık olur. Magnus ise Wandergood'un paralarına göz dikmiş bir insandır esasında. Şeytandan daha şeytan bir insan. Hikayenin sonunda bizim yeryüzüne inen taht sahibi Şeytan'ın pabucunu ters giydiren bir insan.. Esasında şeytana hiç ihtiyacının kalmamış olmasını gösteren insanoğluna, dişlerini geçiremeyen bir şeytan. İnsanların artık şeytana ihtiyacı olmadığını anladığı gibi insanlardan üstün olmadığını da, insanın isterse çok kötü olabileceğini de hatta şeytandan bile daha kötü olabileceğini ve insan olmanın ne kadar zor olduğunu anlayabilen bir Şeytan... Kibrinden önünü göremeyen Şeytan'a küçük Şeytan'ın Günlüğü hissettiren kötü bir insan... "Şu Yeryüzünün geçmişine bakıyorum da, arzu ve özlem içindeki milyarlarca siluet asırlar, ülkeler boyu ağır ağır akıp gidiyorlar. Köle bunlar. Ellerini umutsuzca göğe açmışlar, zayıflıktan kaburgaları ince derilerini yırtıp çıkmak üzere, gözleri yaşlarla dolu, feryat etmekten hançerleri kurumuş. Bu tarihte akılsızlık ve kan, zorbalık ve yalan görüyorum, sürekli çiğnedikleri yeminlerini duyuyor, Tanrı'ya dua ederken ağızlarından çıkan her insaf ve merhamet yakarışında, üzerlerine bastıkları toprağı nasıl aşağıladıklarını dinliyorum. Ne kadar öteye bakarsam bakayım, Yerkürenin her kıvrım ve bükümünden alevler, dumanlar yükseliyor; kulağımı ne kadar derinlere verirsem vereyim, her yerden, ardı arkası kesilmeyen figanlar iştiyorum: Yoksa yeryüzünün midesi ağıt
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,807 okunma
Puan vermedi·262 syf.··
2023 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 23:55
Yazar Oliver Sacks, Karısını Şapka Sanan Adam kitabında hastalıkları hastalar üzerinden kısa kısa hikayeler ile anlatmış. Yazar gerçek hayatta da doktor olduğu için yazım dilini her ne kadar sade tutmaya çalışsa da -ki hikayeleri gayet açık ve anlaşılır bir dille yazmış- hastalıklardan söz ettiği için farklı kelimelerle karşılaşıyoruz. Ben bu kitabı daha farklı beklenti içinde olarak okuduğum için beni hayal kırıklığına uğrattı. Tabi tam araştırmadan almak benim hatam. Bence sağlık okuyan insanlar okusa daha çok ilgilerini çekebilir, onlar daha iyi anlayabilir. Hastalığın tam olarak ne olduğunu bilmek isteyen kişilere de çok yardımcı olabilecek bir kitap. Ne zaman hangi hastalıkla karşılaşacağımız belli değil. Okumak isteyen herkese tavsiye etmekte de bir beis görmüyorum..
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
Puan vermedi·115 syf.··
2023 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 00:00
Bu yazarın tüm eserleri şaheser olmalı. O kadar güzel alıyor ki sizi olay örgüsünün içine akıcı bir şekilde anlatıp olayları karıştırıp tam yok buradan dönmeyecek dediğiniz anda çekip çıkarıyor sizi o düştüğünüz umutsuzluktan. Haklıyla haksızı çatıştırıp kimin yanında olmanız gerektiği konusunda tereddüte düşürüyor, düşündürüyor. Haklı neye göre haklı, haksız neye, kime göre haksız? Acaba haklı olan zamanında öyle davranmasa haksız olan haksız olur muydu diye sorgulamaya başlıyor insan. Yaptıkları hoş değil, iyi değil, iyi bir adam da değil zaten ama haksız olan neden böyle birisine dönüşmüş ki acaba? Hor görülmek onu hor görene hırslandırmaz mı? Bunu bile bile üstüne gidince haklı olan iyi mi olur aynı zamanda? Ya adalet ne olacak? Girdiği yarışta en baştan bir sıfır geride başladıysa haksız olan? Taraflı bir hakem karıştıysa ortaya habersiz... Sırf iyi olan kazansın diye? Ne kadar hayatın içinden ne kadar tanıdık değil mi? Yazarın her eseri bir başyapıt...
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
Reklam