YAMAN

YAMAN
Kömür sözlü kadın... Amaçsız dünyanın, nedensiz seyircisi. Her şeyin birazı ve hiçbir şeyin hepsi...
8/10
·360 syf.··
2025 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 12:30
İnsan Haklari Aktivisti Martin Luther King' i 1968' de öldüren James Earl Ray yakalanmadan önce Lizboz' da on gün geçirir, 1980 lerde yazarımız da ilk romanını bu kentte yazmış. Yazarın yazma sürecinin sancıları , katilin anlarına ve anılarına yazar tarafindan büyük bir hissedişle , zaman da sıkça yapılan geçişler hiç rahatsız etmedi , oldukça başarılıydı. Betimlemeler ve okuru da anın içine taşıdığı anlatım tekniğini çok beğendim. Yazarın hayatı ile hayalleri arasında sıkıştığı, ikili bir şekilde sürdürdüğü yaşamı belki de katili anlamakta , onun ruh halini kavramakta çok başarılı olmasının nedenidir. Katilin sorunlu aile yapısı, özellikle babadan ayrımcı bir karakteri miras alması, önceleri sadece radyodan dinleyerek tanıdığı, ileride yüzünü belki bir kac kez gördüğü King ' e suikaste kadar götürecek kini ve öfkeyi nasıl büyüttü şaşkınım. Kitabın sonunda katil cinayetini inkara dönünce internette suikasti FBI ' ın gerçekleştirmiş olduğuna dair söylentiler acaba gerçek olabilir mi dedim. Yine kitapta, okurken M. L. King' in düşünce yapısı ve hayatina yer verilmemesini eleştirirken son bölümde doyurucu olmasa da bu eksik tamamlanmış. Yazar katilin anlarını anlatırken okura da anı yaşar gibi anlatmış, en çok Angola pasaportu almaya elcilige gittiği bölümde kitabi okumadım yaşadım. Katilin hapisten kaçtığında, başına konan elli dolarlık ödülde kendini aşağılanmıs hissetmesi , yazarın tabiriyle FBI'ın zenci öldüren bir katil için bu kadar zaman,emek ve masraf yapması karşısındaki şaşkınlığı nasıl bir egoya sahip olduğunu gösteriyor.
1000Kitap
Uzayıp Giden Bir Gölge GibiAntonio Munoz Molina · Sia Kitap · 202326 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 13:54
Macar Edebiyatçı Ferenc Karinthy' nin Epepe kitabını okurken ana karakter Budai' nin hissettiği yabancılaşma, kaos ve çaresizlik duygusunu iliklerime kadar hissettim. Dilbilimci Budai Helsinki Dil Bilim Kongresine giderken aktarma sırasında başka bir uçağa biner ve kendini neresi olduğunu bilmediği, onca dil bilmesine rağmen dilini anlamadığı ve zaman içinde birçok yöntem denemesine rağmen dilini çözemediği bir yerde bulur. Bu kentte sürüklenen kalabalıklar her yerdedir. Yabancılaşma ve kaos hat safhadadır, kaosu anlatırken kullanılan en iyi metaforlardan biri bence stadta iki- üç yüz oyuncu , sekiz top ve on-onbeş formayla oynanan oyundu. Budai karmaşa içinde zaman mevhumunu yitirir, kaldığı otele sadece gelenler vardır , giden yoktur. Yoksa burası sadece gelinebilen ve gidilemeyen bir yer midir? İnsanlarla iletişime geçmek için çeşitli yollar arar , hatta kendini tutuklatır ancak iletişim kurmayı başaramaz. Sözsüz iletişim kurduğu asansördeki görevli kadına her seferinde farklı bir isimle hitap eder ; Epepe , dede, pepe vb. Kentte her şey için sıraya girilmesi, yemeklerin sürekli hep şekerli bir tat vermesi, sürüklenen kalabalıklar, otel odalarındaki kümes ve Ankara Tavşanları içinde bulunulan absürt durumu anlatırken sık kullanılan temalar. Kitabın sonunda çıkan iç savaş yazar sanki konuyu toparlayamamis da yuvarlayıvermiş hissi uyandırdı bende. Ya da insanlarin da birbirlerini anlayamadıkları için bu kaosun yaşandığını, savaşın ortak dil oluşturulamadığinda ortaya çıkan bir sonuç olduğunu mu vurgulamak istemiş bilemedim. Beğendiğim alıntılar şöyle: " Mağduriyet duygusuna tutunarak hiçbir yere varamazdı. Çünkü kendinden başka acıyanı yoktu. " syf.196 "Ya onlar da birbirini anlamıyorsa? Ya insan sayısı kadar dil varsa?"
Edebiyat & Roman
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023230 okunma
8/10
·304 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 12:01
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde; Polonya sınırında yedi yerleşimli bir yaylada geçiyor, öncelikle kış şartlarını anlatan betimlemelerle soğuğu iliklerimde hissettim diyebilirim. Anlatıcı Janina yaylada meydana gelen ilginç ölümleri, hayvanların avcılardan intikam aldığına yorar. Tabiatla , astrolojiyle ilgisi yüksek bu karakter yasal ya da yasa dışı avlananlara kafayı takmış bir deli gibi görülmektedir. Kendi ismini sevmeyisi ve kendi dahil çevredekilere lakap takmasi orjinal dilden isimlerin daha zor okunacagi düşünülürse çok yerinde olmuş. Son ana kadar katilin kim oldugunu dogru tahmin edemedim. Ortacağ' da hayvanların yargılandığı örnekler hayli ilgincti. Metinde "kişi "ve "hayvan" kelimelerinin neden büyük harfle yazıldığını merak ettim. Keyifli bir okumaydı.
Edebiyat & Roman
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,059 okunma
8/10
·344 syf.··
2025 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 16:29
Öncelikle gerçek bir atletin hayat hikayesinden esinlenerek kurgulanan romani severek okuduğumu, anlatımı çok berrak , zaman geçişlerini çok başarılı bulduğumu belirtmek isterim . 104 yadindaki Aganetha' nın zihin bulanıklığı icerisinde hayat öyküsünü anlatirken , karakter için koşmanın bir yaşam biçimi olmasından öte hayatta kalma yöntemi olduğunu düşündüm hep. Şampiyon olmanın hayatta kazanmaya yetmediğini anlatan öyküsünde ,sonunda açıklanan sırrıyla gayet sürükleyici bir romandı.
1000Kitap
Kız KoşucuCarrie Snyder · Alef · 201641 okunma
6/10
·192 syf.··
2024 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 11:41
Kiraz çiçekleri, esasen kurgusu ve sonundaki tamamlanmamışlık hissi nedeniyle beni çok tatmin eden bir okuma olmadı . Japon kültürüne özellikle festivallerine bir bakış diyebileceğim bir iz bıraktı sadece. İlgimi çekense kültürlerindeki çiçek seyri , çay toplayanların seyri gibi doğayla bütünleştikleri etkinliklerdi, şahsen tabiatı hiç seyretmedigimi fatkedip , pc ekranıma bir japon bahçesi açıp uzun uzun seyrettim. Festivallerdeki seramonilerde her şeyi kutladıkları hissine kapıldım. Ağaçlar için dallar ve üzerindeki çiçekleri narin , dolgun , renkleri ve görünümleri ile alımlı hallerinin dişiye benzetilmesi çok hoş bir benzetmeydi. Bir de Chieko' nun mağaza önünde terk edilmiş olmasına rağmen evlat edinen ailenin terkedilmişliğini yüzüne vurmamak için ; şirin bir bebek olduğunu ve onu kaçırdıklarını söylemeleri çok naif bir davranıştı. Bende başka bir duygu bırakmadı bu okuma.
Kiraz ÇiçekleriYasunari Kawabata · Can Yayınları · 20221,054 okunma
Reklam