Batı, sömürmeye öylesine alışmıştır ki sonunda kendi kendini, kendi insanını, kendi duygularını, kendi kaba ve dünyevi menfaatlerini bile sömürür hale gelmiştir
Olayların ve eşyanın bir arkası var.
Yerler ve gökler bütün insanların gözlerinin önünde. Ama onlardaki hikmetleri düşünmek, görmek, müminlere has bir olgu.
Önce insanın kendisini, sonra başkalarını ıslah etmesi doğru ve olması gerekendir. Kendisi salih olmayan birisi başkasını nasıl ıslah edebilir? İnsanın söylediklerini yaşaması muhakkak gereklidir. Ama bazen henüz hayatında pratiğini gösteremediği bazı hakikatleri de ifade etmesi gerekebilir, etmelidir de. Zira böyle yapmadığı takdirde tebliğde kesinti ve kopukluk meydana gelir. Konu hakkında Said ibn Cübeyr " Şayet nasihatı hiçbir yönden kusuru olmayan yapacaksa, kimsenin bir şey anlatmaması lazımdır. " demiştir. Ama bu insanların bütün iyilik ve güzellikleri hayatlarına taşımaya niyet ve gayretleri hiçbir zaman tükenmemeli, bitmemelidir.
"Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir."
Saff Sûresi, 61/2,3
Halkın beğenisini kazanmaya, onların kendisi hakkındaki bakış açısını güzelleştirmeye çalışan birisi aldanmıştır. Böyle birisi Allah'ı gerçekten tanımış olsaydı, iyi-kötü her şeyin O'nun kudret elinde olduğunu bilir, halkın memnuniyetini gözetmezdi.