Luna

Luna
@_zen
we must cultivate our own garden
"Hafıza diye bir şey olmasa bile, büyüme ile yaşlanma bir arada gittiği için, hayat aslında tek bir bütündür; gene de keskin bir hafıza insanı kendi kusurlu geçmişini kabullenmeye zorlar. Anıları yeniden açılmış bir yara gibi ıstırap vermeye başlayan bir insanın geçmişi, yalnızca ölü bir tarih, şimdiki zamanın güçten düşmüş bir hazırlayıcısı değildir artık. Böyle bir geçmiş insanın pişmanlık duyduktan sonra silkip hayatından atabileceği bir yanlış da olmayıp, hak edilmiş bir utanç yüzünden kendisinin huzurunu kaçırmaya, tüylerini ürpertmeye, içini yakmaya hâlâ devam eden canlı bir parçasıdır.”
Reklam
Empedokles
Kozmos ezeli ve ebedidir, Sevgi'nin mi yoksa Nefret'in mi o an daha üstün geldiğine bağlı olarak da çeşitli devirlerden geçer. En iyi hâlinde kozmos atıl durumdadır, her iki güçte yerli yerindedir ve dört kök birbirlerine hiç ilişmeden bir denge konumundadır. Kozmos, Sevgi'nin bir arada tuttuğu bir küre biçimindedir, Nefret ise dış çeperi gözetir. Sabit, atıl bir küre fikri Parmenides'ten mülhemdir fakat Empedokles'in küresi uzun süre statik kalmaz çünkü hiddetle öfkelenmeye başlayan Nefret, Sevgi'nin ördüğü bağları çekiştirir ve böylelikle bu ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar, bundan da şeylerin çoğulluğu doğar. Nefretin kuvveti daha da arttıkça söz konusu çekişme kozmosu kaosa sürükler. Devrin bu kısmında hiçbir yaşam söz konusu olamaz. Fakat bu kez de Sevgi'nin kuvveti köpürmeye başlar ve kozmos yine bir kıyasıya mücadelenin içine düşer fakat bu kez elementler birbirine karışır. Sonunda Sevgi'nin zaferiyle devir sakin bir atalet dönemine evrilir; sonra bütün bu devir baştan başlar.
Sayfa 57 - Epsilon
Puan vermedi·204 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Niye Okudum: Aslında Görünmez Kentler klasik anlamda okunan bir şey değil tam olarak. Belli dönemlerde ziyaret ederek tekrar tekrar zevkine varılması gereken bir sanat eseri belki. Bir Boticelli, Bosch ya da Bruegel tablosu gibi. Daha önce tam olarak zevkine varamadan hızlıca tükettiğim bu kitapla yeniden hoşlaşma şansını da - 1001 kitap yazıları sayesinde- bu dönemde buldum ben de. Değdi mi: Mistik bir kitap Görünmez Kentler. İlk andan itibaren sisler içinde yürüyorsunuz Kubilay Han'ın koridorlarında. Marco Polo'nun doğudaki gizemli yolculuğunu, Hanla arasındaki o bilge sohbetleri izliyor ya da binbir gece masallarındaki o esrarengiz havayı soluyorsunuz bir şekilde. Ama aynı zamanda bir Calvino kitabı okuyorsunuz. Burası onun dünyası, Polo'nun değil. O'nun zekası, matematiksel mükemmelliği sislerin arasında yol gösteriyor sinsice. Bu da ne diyebileceğiniz çok şey var şu küçücük kitapta, zihni sonuna kadar uyanık tutan. Yani eskiden de değmişti bir şekilde. Şimdi de değiyor benim için. Sizin ne beklediğinize bağlı ama. Sevmedim: Bir iki şehirde Calvino güncel romanlara kayarak okuyucuyu şaşırtmak için twist koyuyor öyküye gereksizce . Bunlar kitabın o bahsettiğim mistik tarzını baltalıyor bana göre. Kim Okusun : Calvino'yu sevenler, postmodernizme bayılanlar, gezi yazıları ile ilgili olup gezi yazısı olmayan gezi yazılarını daha çok takip edenler, gezi yazılarını bu işe karıştırdığım için bana saydıranlar, şehirlerde kadın ismini tercih edenler, kadınlarda şehir ismini tercih edenler, okuduğu şeylerde anlam arayanlar, anlamı anlamaya gerek görmeyenler, her şehir için burada paylaştığım alıntıları beğenenler, kitaptaki her şey burada paylaşılır mı diyen ama içten içe kitabı merak edenler, materyalistler, hümanister, sofistler, analistler, yani kısaca herkes.
Görünmez KentlerItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20263,218 okunma
...hafiflikte büyümek."
Sayfa 118 - YKY·Kitabı okudu
Hakikat Şiarı Bir tanrı arıyorsan o benim içimdedir, dedi şair Suçlu bulunmak istemiştin oysa Masumiyetinle yakılmak istemiştin Arzuları tarafından tüketilmiş bir yaratık Tanrıya ulaşmak istemiştin Ölemeyecek kadar çok yaşadın Ölemeyecek kadar dolu bir hayatı Hissettiğin her şey yok etti seni Bir boşlukta bulunduğunda Tanrıyı arıyorsanız O sizin içinizdedir, diyebildin onlara Tanrı olmak istemiştin oysa! Olmak istediğin her şey yok etti seni. 16 Şubat 26
Şiir
Reklam