İnsanlardan şahsi, maddi konforlarından aşkın idealler için vazgeçmelerini isteyemezsiniz. Komünizm bu yüzden başarısız oldu. Bütün o ilkel, hippi, "toprağa dönüş" komünleri bu yüzden başarısız oldu. Kendini feda etmek üzerine kurulu küçük mücadeleler kulağa güzel geliyor ancak bir yaşam biçimi olarak sürdürülebilir değiller.
Nesnelerin insana dokunmaması gerekir çünkü onlar canlı değildir. Aralarında yaşar, onları kullanır, sonra yerlerine koyarız: Yararlıdırlar, işte o kadar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi birer canlı hayvan gibi.
Hayat, bütün hiçliklerden daha kuvvetlidir ve dünyada ondan daha kutsal bir şey yoktur. İşte bunun için insan öldürülemez, bunun için öldürmemek zorundayız. Ama düşman gelip senin toprağını işgal etmişse, dövüşülür, savaşılır. Ve, sevgilinin şerefi de, insanın ana vatanı gibi korunmalıdır. Ayrılık acısı taşınamayacak kadar ağırdır, omuzlarına çöken bir dağ gibidir. Çünkü o sevgili olmadan güzellik yoktur, renkler yoktur, ışık, neşe ve gelecek gün yoktur.. işte bunlardır şarkılar. İnsan bütün şarkıların içeriğini sayıp dökemez.