Zeynep Sena DEMİR

Sokrates: "Maddi hayat bir derttir ve yalandır. Bu yüzden maddi hayatın yok edilmesi bir mutluluktur ve biz bunu dilemeliyiz." der. Schopenhauer: "Hayat, olması gereken bir şeydir ama bir derttir; hiçliğe geçiş ise hayattaki tek mutluluktur." der. Hz. Süleyman: "Dünyadaki her şey: delilik ve bilgelik, zenginlik ve yoksulluk, sevinç ve acı; bunların hepsi boştur, hiçtir. İnsan ölüp gider ve ardında hiçbir şey kalmaz. Ve bu saçmadır." der. Buda: "Istırabın, acının, güçten düşmenin, ihtiyarlığın ve ölümün kaçınılmazlığının bilinciyle yaşanmaz. İnsan kendini hayattan, hayatın her imkânından kurtarmak zorundadır." der.
Sayfa 72·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yaşantım sanki durmuştu; sadece nefes alıyor, yiyor, içi yor ve uyuyordum. Ancak bunları yapıyorum diye yaşadı ğımdan bahsetmem mümkün değildi; çünkü ruhumu ra hatlatacak ve aklımı tatmin edecek bir arzum yoktu. Aslin da şunu da çok iyi biliyordum ki, bir arzum olduğunda, onu gerçekleştirsem de gerçekleştirmesem de sonunda bir şey değişmeyecekti. Yaşamayı sürdürüyordum ama bu sadece yaşam fonksi yonlarımı sürdürmekten ibaretti. Bir uçurumun başına gel miştim ve önümde yok oluştan başka bir şey olmadığını çok iyi görüyordum. Ulaştığım sonuca kayıtsız kalmam imkân sız olduğu gibi, önümde yalnızca acı ve gerçeğin durduğunu görmemek için gözlerimi kapatmam da imkânsızdı. Yaşadı ğım tam bir perişanlıktı.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Evet, Allah'a inanıyordum; daha doğru söylemek gerekirse Allah'ı inkar etmiyordum ama nasıl bir Allah'a inaniyordum, işte bunu anlatamazdım. Yalmızca, kendi adıma tek gerçek olduğuna inandığım şeyi, ulaştığım bu gerçek bilgiyi yazılarımda diğer insanlara öğretiyordum. Yani benim şimdi sürdürdüğüm gibi yaşamak gerektiğini ve insanın en rahat yaşadığı yerin ailesinin yanı olduğunu anlatıyordum insanlara. Yaşantım böyle sürüp gi diyordu. Fakat yaşantımın bu akışa girmesinden beş yıl son ra tuhaf bir şeyle karşılaştım. Bazı anlarda zihnimi birdenbi re kuşkular sarıyordu. Sanki yaşam böyle anlarda duruyor, zaman akmıyordu. Nasıl yaşamam, ne yapmam gerektiğini bilmiyor gibi oluyordum. Dengemi yitirdim ve melankoliye düştüm. Fakat bu durum kısa bir süre sonra geçti. Yaşantımı kaldığı yerden, yine eskiden olduğu gibi sürmeye başlamış tim ki, bu kuşku anları daha sık, hem de öncekine göre çok daha yoğun bir hâlde tekrar etmeye başladı. Hayatımın dur duğu bu anlarda hep aynı sorular ortaya çıkıyordu: Niçin? Peki, ya sonra ne olacak? Başlangıçta bunların anlamsız, saçma sorular olduğunu düşündüm. Sanıyordum ki, bunların cevaplanı belli, ortada olan cevaplan var ve ben bu cevaplara kolayca ulaşacağım. Her şeyden önce bu soruların çözümü ile uğraştığımda me selenin ortadan kalkacağını düşünüyordum. Fakat bununla uğraşacak zamanım yoktu. Eğer günün birinde canım isterse cevaplan bulabilirim diye düşünüyordum. Ancak sorular gittikçe daha sık ortaya çıkmaya ve çoğalmaya başladılar; üstelik bu sorular, cevaplarını bulmanın çok güç olduğu sorulardı. Durmadan aynı yere düşen noktalar gibi, bu cevap Siz sorular da kara bir leke halinde toplanıp büyüyordu. Bir iç hastalık nedeniyle acı çeken bir insanın hâli nasılsa, benim halim de öyleydi. Önce hastanın önem vermediği küçük iş retler
Sayfa 67·Kitabı okudu
Insanların büyük bir kısmı, inanç esaslarıyla hiçbir ortak noktası olmayan, hatta çoğunlukla ona ters düşen ilkelere bağlı olarak yaşıyorlar. İnanç öğretisinin yaşantımızda pek yeri yok; ne başka insanlarla olan ilişkilerimizde rastlıyoruz ona, ne de bizzat kendi yaşantımızda onunla ilişkimiz olu yor. İnanç esaslarını herhangi bir yerde, yaşamdan uzakta ve yaşamdan bağımsız olarak kabulleniyoruz. O, herhangi bir zamanda karşımıza çıkınca da yaşamı içten hiç ilgilendirme yen ve sanki sadece dıştan bir olaymış gibi karşılıyoruz. Bir insanın dindar olup olmadığını, eski zamanlarda olduğu gibi şimdi de o insanın hayatından ve davranışlarından anlayabilmek oldukça güçtür. 《Hristiyanlardan söz ediyor ama Türkiye'de ortalama bir Müslüman için de malesef geçerli bir durum.》
Sayfa 65·Kitabı okudu
Diliyle insanları kıranları ibadetleri temizlemez.
Sayfa 36·Kitabı okudu