"Mış gibi ilişkilerin insanın yaşamına yalıtılmışlık ve yalnızlık getirdiğini söyleyebilir miyiz?"
"Evet, en acı olan da bu zaten. Yaşıyorsun, ama..."
Arif Bey sözümü tamamladı, "aslında yaşamıyorsun..."
İçimizdeki çocuk utanca boğulup kendi kendimize söz verip bir birey olmama yemini ettiğimiz zaman ana babamız, dedemiz, ninemiz, konu komşu, herkes bizi çok sever. Sürünün yeni üyesi olarak sevilirsiniz.
Vaktiyle doğayla olan mutlu beraberliğinden kopan insan, onun yerine geçecek ve yaşamına anlam katacak bir başka beraberliği bulamadığı gibi, artık doğaya da geri dönememiş ve umudunu uzaydaki başka dünyalara yöneltmiştir.
Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden
Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...