Ne yani! Hiç ayrım yapmayalım mı yoksa, Riyakârlık ile dindarlık arasında?
İkisiyle de aynı dilden mi konuşulsun;
Yüze de maskeye de aynı itibar gösterilsin,
Samimiyetle sahtelik eş görülsün,
Görünenle gerçek karıştırılsın,
Kişi kadar gölgesine de değer verilsin,
Kalp para ile sahicisi bir mi tutulsun?
Hiçbir sur dayanamaz dedikodular karşısında, Gelin, aldırış etmeyelim bu aptal gıdaklamalara. Biz tüm masumiyetimizle yaşamaya bakalım, Onlar da gevezelik etsinler bırakalım.
Suya sabuna dokunmazsınız, adeta bir meleksiniz!
Ama ne demişler, en beteri durgun sudur,
Siz saman altından su yürütüyorsunuz, ki en nefret ettiğim şey budur.
Boş yere özneye bağlıdır; boşuna nesneye bağlıdır; yararsız hiç kimsenin işine yaramaz demektir. Başarısız olununca boş yere çalışılmıştır, yani zaman ve emek kaybedilmiştir: İşin kusuru nedeniyle istenilen sonuçlara ulaşamadan çalışıldığında ise boşuna çalışılmıştır. Eğer ben bir işi tamamlamayı başaramazsam boş yere çalışıyor, zamanımı ve emeğimi yararsız bir şekilde harcıyor olurum. Eğer yaptığım iş beklediğim sonuca ulaşmazsa, eğer amacıma ulaşamadıysam boşuna çalışmış, yani yararsız bir iş yapmış olurum... Birisi yaptığı iş nedeniyle ödüllendirilmezse ya da bu iş kabul edilmezse onun boş yere çalıştığı da söylenir; çünkü bu durumda çalışan aslında çok güzel olabilecek olan çalışmasının değerini hiçbir şekilde kestiremeden zamanını ve emeğini harcamış demektir.
İster eylem ister söylem olsun, her şey zamanla ölçülmelidir. Bir şey yapılabileceği sırada istenmelidir; zira ne mevsimler ne de zaman kimseyi bekler.
Baltasar Gracián