Lübnan’ın nüfusunun yaklaşık %35’i Hristiyan, %35’i Şii, %25’i Sünni, %5 Dürzi olduğu kaydedilmektedir. Yönetim de dini ve mezhebi gruplar arasında paylaştırılmış ve mecliste her grubu temsil edeceği oran belirlenmiştir. Müslümanların 64 sandalyesinin 27’si Şii 27 Sünni, 8 Dürzi, 2 Nusayrilere verilmiştir. Cumhurbaşkanı hristiyan Maruni, Başbakan Sünni, meclis başkanı Şii olmalıdır.
Acı ve darbe, iyi eğitmenlerdir. Seni zirveye taşır; darbe, içindeki gücü açığa çıkartır.
Yenilgi; geçici yenilgilere teslim olup yeniden denememek, vazgeçmektir. Yenilgi diye bir şey yoktur, belki de ilk seferde olmadı. Belki birkaç kez tökezledin ama sonra gerçek olacak.
Hayatta kimin ne olacağı, kimin ne ile sınanacağı, kimin başına ne zaman neyin geleceği, kimin kime muhtaç olacağı, kimin kime vesile olacağı asla bilinmez.
“Allah’ın bize yazdığından başkası bizim başımıza gelmez.”
Tevbe Suresi 51
Karl Marx, Fransız yazar Honore de Balzac hayranıydı. Onun kent-soylu düzene yukardan bakan, para-zevk ve iktidarın temel amaca dönüştürdüğü bir dünyayı anlatan eserlerini çok beğeniyordu. İşte gerçekçi yazar diyordu.