Unuttum ve sıkıldım NG kabalın eski kitaplarjna benzemiyor nerdesin canavarlarda hüzünlü dür ( oda geni kitap :))
Ya dol artık inceleme 150 kelime ne?
Ne yazcam o kadar ya aaaaa
Okumaya başladığım an beni kendi içine çeken bir kitaplayız bugün. Yargılayacağım ne kitabı ne de yazarı. Yargılayacağım sadece okuyucuları.
Çünkü insanlar yıllardır hakkında aynı hatayı yapıyor. Kitabı ellerine alıp kapağa bakıyorlar ve sonra büyük bir özgüvenle “çocuk kitabı” damgasını yapıştırıyorlar. Sonra da dönüp “Bu ne biçim çocuk kitabı?” diye eleştiriyorlar. Fakat asıl problem kitabın kendisi değil. Problem, insanların ne okuduklarını bilmeden okumaları. Aslında durum tam tersi.
Yazar bu hikâyeyi hiçbir zaman yalnızca çocuklar için yazılmış basit bir masal olarak görmedi. Peter Pan karakteri ilk kez 1902’de yayımlanan yetişkin romanı içinde ortaya çıktı. J. M. Barrie ’nin hayatındaki trajediler de hikâyenin temelini oluşturuyordu. Özellikle 13 yaşında hayatını kaybeden kardeşi David’in annesi tarafından “hiç büyümeyecek çocuk” olarak hatırlanması onu epey etkilemiş. Düşünsenize, bir çocuk ölüyor ve zaman onun üzerinde duruyor. O çocuk artık asla büyümeyecek. Peter Pan’ın bütün ruhu zaten burada yatıyor.
Bu yüzden Peter Pan aslında; büyümenin trajedisi, zamanın acımasızlığı, unutmanın korkusu, çocuk kalmanın yalnızlığı hakkında yazılmış bir hikâye.Ve kitabı okurken bunu iliklerine kadar hissediyorsun. Mesela Peter’ın
“Ben doğduğum gün evden kaçtım. Çünkü annemle babamı büyüyünce ne olacağımı konuşurken duydum.” demesi… Bu küçücük cümle bile tek başına ürkütücü aslında. Çünkü Peter yalnızca büyümek istemiyor değil; zamanın içine girmek istemiyor. Bir kimliğe dönüşmek istemiyor. Bir mesleği, bir sorumluluğu, bir yetişkinliği olsun istemiyor. O yüzden Neverland’e kaçıyor. Ama Neverland düşündüğümüz gibi rengârenk bir çocuk cenneti değil bence. Neverland, çocuk zihninin içi gibi bir yer. Rüya gibi, dağınık ve mantıksız ama duygusal olarak mantıklı.
İçinde;
Polisiye okumayı çok severim. Bu alanda o kadar iyi yazarlar okudum ki Grange, Tess, Jo Nesbo, Glenn Meade, John Verdon ... Hiçbirinin kendini tekrarladığı yere denk gelmedim okuduğum kitaplarında. Sonlarında hep aaaaa dedirttiler. Osman Aysu için de bir arkadaşım çok iyi dedi, merak edip okumak istedim. Kitabın ismi içine çekti. Ancak...
Kurguda eksik veya havada kalan yerler vardı. Tolga karakteri baş kahramanken birden yan karaktere döndü hatta ara ara yok oldu. Sağ gösterip sol vurmak isterken, yazar ne yazık ki karakterin sağlık durumu hakkında tutarsız gösterdiğini görmemiş. Okurken ne alaka diyorsunuz.
Kitap 556 sayfa, ama 300 sayfa da olabilirmiş hatta olsaymış daha iyi olurmuş. Olaylar arasında gereksiz uzatmalar, gereksiz tekrarlar ve betimlemeler vardı.
Kullandığı dil akıcı ve sadeydi, terimler yoktu. Tolga hariç tüm karakterlerinde bir karaktersizlik olması da bana itici geldi. İyi adam bile çıkarsız bir iyi adam değildi.
Çok polisiye okuduysanız, olmamış diyeceğiniz bir kitap. Ancak yeni başlayanlardan ya da az okuyanlardansanız, okunabilir.
Yazar değişik bir bakış açısıyla masalların bilinmeyen kahramanlarını anlatmış. Okurken aaaaa bu açıdan hiç bakmamıştım, düşünmemiştim düşüncesi oluşturuyor. Bu duygu çok tatlı bir his bırakıyor insanın içinde. Küçükken okuduğumuz , binlerde kez dinlediğimiz masallara yeni bir bakış açısı olmuş. Çok severek okudum ve güzel hissettirdi. Okurken hadi canım , yok artık , aaaa böyle de olabilirmiş , aaa bu kişi de var olabilirmiş, aaa niye hep kötü olarak düşündük ki gibi gibi duygu geçişleri yaşadım. Ben kitabı beğendim ve geçmişine yolculuk yapıp çocukluğundaki kahramanları tekrar gözden geçirmek isteyenlere tavsiyemdir. İyi okumalar dilerim.
Biri Daha VarŞermin Yaşar · Doğan Çocuk Yayınları · 2025832 okunma
Ethem Emin Nemutlu’nun Yanlış Hayat Doğru Yaşanmaz kitabını elime aldığımda ve ilk cümleyi okuduğum andan itibaren: “Ahaaaa ,bu çerezlik bir şey olacak belli!” Ve hakikaten öyle çıktı. Dili aşırı basit, motivasyon cümleleri kısa ve net; bazen “tamam, bunu zaten biliyoruz konumuza dönelim”dedim.
Konusu ise ilginç: yanlış bir hayatın içinde doğru yaşamaya çalışmak… Hani insan kendi hayatını sorguluyor, kafasında minik ışıklar yanıyor. Kitap ağır değil, sıkmadan, hızlıca okunacak bir çerez kitap kıvamında. Elinizde kitap yoksa veya bir şeyler okumak ama kafayı yormamak istiyorsanız tam ideal.
Kısaca: basit, hızlı, motivasyon dolu ama ağır felsefe beklemeyin. Çerezlik ama işe yarıyor.
Öhöm öhöm kitaba ciddi ön yargılarla başladığım icin özür dilerim , ama baslarda kisisel gelisim motto zehirlenmesi yaşattığı icin bir bakima da bu hissiyati kendi verdi diyebiliriz. Sonrasinda acilan bir kitap bir cesit romantik komedi izliyor gibi keyifle okudum sonralara dogru . Kitabin ilk 100 sayfasına katlanirsaniz sonrasi bir hazine gibi açılıyor . Mantik tamamen kendini bulma arayışında olan bir kadin ve kendini bulma yolculuğu. Eat ,Pray ,Love filmini izleyen herkes aaaaaaa tabi ya olacak okurken fakat burada kahramanimiz yolculuga çıkmaya zorlaniyor ,hadi ben bir yolculuga cikayim da kendimi bulayım demiyor . Arkadaşının hastalığının şifasını aramak icin çıktığı sandığı yolculukta, kendini bulan bir kadının öyküsü bu . Baslarda karşılaştığı herkesin pozitifligi yorsa da zamanla siz de Maelle gibi kendinizi sorgularken buluyorsunuz. Ve evet ufkunuzda bir ışık beliriyor bu kaçınılmaz çünkü sinir hücrelerinin iyi anlamda dokunan diyaloglar var . Kitapta benim sacma bulduğum tek sey Maelle gibi her seyi mantikla cozen zeki bir is kadınınin her seyi sorgusuz kabul etmesi , direnmemesiydi . Yani insan biraz dirensin istiyor . Her seye haa tamam oyle olsun , bir de boyle denemeliyim diye hemen uyumlanmasini bir miktar sacma buldum .Fakat sonrasinda belki de gerçekten tutunacak bir seye ihtiyaci vardi bu kizin , belki de emir vermekten o kadar yorulmustu ki biraz da ona gosterilen yolu takip etmek istedi ,diye düşünüp bir yerden sonra kendimi de ikna ettim . Kitabin sonu tahmin edilebilirdi diye yazmislar fakat ben oyle dusunmuyorum , guzel kurgulanmis bir çözüm bolumu vardi kitapta ,tum parcalarin yerli yerine oturmasi keyifli bir yere taşıdı kitabi.
Velhasil bu kitapla bir yolculuğa çıkıyorsunuz ,kitaba kendinizi birakinca bir farkindalik