Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.
Yoksullar bekler.
Beklemek umuttur.
O bekleyişin karşılığı üç-beş kuruş, hani
ne olacak demeyin; evde yol gözleyenler
var. Tütmeyen baca, kaynamayan
tencere var.