"... Bir adım geri atalım ve düşünelim; her gün kalktığımızda, ciğerlerimizi gece boyunca çalışması için solunum cihazına bağlamak zorunda kalmamış buluyoruz. Her gece uyumaya gittiğimizde, kalplerimiz halen atmaya devam ediyor. Her gün yataktan kalkıp gözlerimizi açtığımızda hala görebiliyor, duyabiliyor oluyoruz. Ve onların otopilot özellikleri de yok. Pilleri hiç bitmiyor ! Bize bir nefes daha, bir kalp atışı daha ve uzuvlarımızı hareket ettirebildiğimiz bir gün daha lutfeden Allah’tır. Fakat biz O’na yalnızca bir şeye ihtiyaç duyduğumuz, bir şeyin eksikliğini hissettiğimiz zaman yöneliyoruz. Allah ise biz talep etmezken dahi sürekli ikramlarda bulunmaya devam ediyor. Nefes alabilmemiz için dua etmemiz gerekmiyor. Hayal edebiliyor musunuz tersi olsa nasıl olurdu? İşitebilmek, görebilmek ve konuşabilmek için Allah’a dua etmek zorunda değiliz. Bir hayal etsenize ... Her konuşmam gerektiğinde Allah’a dua ediyorum, O da dilime konuşabilme yeteneğini lutfediyor ve ben de bir şey söyleyebiliyorum ..."
"... İnsana dönüştümde ölmediysem, bu benim çabamın sonucunda olmadı. Yaşamaya devam etmemi, yoldan geçmekte olan adamın kalbindeki sevgi, o ve eşinin bana gösterdikleri merhamet sağladı. Aynı öksüz kalan ikiz çocuklar gibi... Bir kadın onlara acıdığı ve sevgisini verdiği için yaşadılar. Tüm insanlar yüreklerindeki sevgi ile yaşar ..."
"... Ama ne kadar soyut görünürse görünsünler düşüncelerin bile sağlam bir zemine ihtiyacı vardır yoksa çılgın daireler çizerek dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe dayanamaz ..."